18 Şubat 2026 Çarşamba

1.Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı (ICSF) -Yılmaz Parlar

  

1.Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı (ICSF) Tarihe Geçti

 Günümüz toplumlarının karşı karşıya kaldığı dijital dönüşüm, kültürel kırılmalar ve hızlı sosyal değişimler, aile kurumunun sürdürülebilirliği konusunu her zamankinden daha kritik hale getiriyor.

Toplumların geleceğini şekillendiren en temel yapı olan aile kurumu, modern dünyanın hızlı değişimleri karşısında her zamankinden daha fazla bilimsel, sosyal ve kültürel desteğe ihtiyaç duymaktadır.

Bu ihtiyaçtan hareketle, Özbek Kadın Hakları Derneği tarafından organize edilen ve İstanbul Ticaret Üniversitesi ev sahipliğinde 16–17 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenen 1. Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı (ICSF), iki gün boyunca akademisyenleri, karar vericileri, uzmanları ve sivil toplum temsilcilerini aynı çatı altında buluşturarak tarihi bir platform oluşturdu.

Konferans boyunca aile yapısının güçlendirilmesine ilişkin tüm konular masaya yatırıldı; psikolojiden sosyolojiye, kamu yönetiminden kadın çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede oturumlar düzenlendi.

Hem Türkiye hem de Orta Asya ülkeleri için “aile politikalarında yeni bir dönemin başlangıcı” olarak değerlendirildi.

Konferans, aile kurumunu sadece sosyolojik bir yapı değil; güvenlik, eğitim, kamu politikası, kadın hakları, psikoloji ve sosyal hizmetler gibi geniş bir perspektifte ele alarak uluslararası ölçekte örnek gösterilebilecek bir bilimsel platform oluşturdu.

İki gün boyunca yürütülen oturumlar, aileyi güçlendirmeye yönelik çözümler, yeni politikalar ve toplumsal dönüşümlere uyum sağlayan model önerileriyle dikkat çekti.

Katılımcılar zirveyi “Türkiye–Özbekistan akademik iş birliğinin en güçlü yansıması” şeklinde nitelendirdi.

Özbek Kadın Hakları Derneği’ne ve Başkanı Ozoda Islamova

Bu büyük organizasyonun mimarı olan Özbek Kadın Hakları Derneği, yalnızca bu konferansla değil, yıllardır sürdürdüğü kadın odaklı çalışmalarla da uluslararası saygınlık kazanmış bir sivil toplum hareketidir.

Dernek, yıllardır kadınların hukuki, sosyal ve ekonomik güçlenmesi için yürüttüğü çalışmalarla Orta Asya’nın en saygın sivil toplum kuruluşları arasında yer alıyor.

Dernek Başkanı Ozoda Islamova, hem vizyoner duruşu hem de uluslararası iş birliklerine verdiği önem sayesinde konferansın en çok takdir edilen isimleri arasında yer aldı.

Islamova’nın sahadaki gerçek sorunlara dokunan çalışmaları, özellikle kadınların aile içinde ve kamu alanında güçlenmesi adına örnek niteliğinde görülüyor.

Açılışta Önemli Mesajlar

Rektör Prof. Dr. Necip Şimşek ve Başkan Ozoda Islamova

İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek;

Rektör Şimşek konuşmasında aile kurumunun psikolojik, kültürel ve sosyal boyutlarıyla korunmasının bilimsel bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak, Türkiye ile Özbekistan’ın akademik iş birliğinin bu konferansla daha da güçlendiğini ifade etti. Uluslararası çapta yapılan 180 başvurudan 85 bildirinin kabul edilmesi, toplantıya gösterilen yoğun ilgiyi gözler önüne serdi.

Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Ozoda Islamova;

Islamova, aileyi güçlendirmenin yalnızca sosyal bir hedef değil, aynı zamanda toplumun geleceğini ilgilendiren stratejik bir mesele olduğunu belirtti. “Güçlü aile, güçlü toplumun temelidir” diyen Islamova, kadınların desteklenmesinin aile yapısının en kilit unsuru olduğunu vurguladı.


Konferansın Dikkat Çeken Bildirileri

Muhabbat Khakimova – “Kadınlar ve Kamu Yönetimi” (Taşkent Devlet Ekonomi Üniversitesi)

Khakimova’nın bildirisi, Özbekistan’da kadınların karar alma mekanizmalarına katılımındaki yükselişi bilimsel verilerle ortaya koyarak büyük ilgi gördü. Parlamento temsilciliğinde %17’yi bulan oran, kadın liderliğinin güçlendiğini gösteren önemli bir bulgu olarak paylaşıldı.

Solijonov Kodirov – “Sürdürülebilir Toplumsal Kalkınma ve Aileyi Destekleme Modelleri” (Buhara Devlet Teknik Üniversitesi)

Kodirov’un sunumu, bilim–eğitim–toplum ilişkisini bir bütün olarak ele almasıyla dikkat çekti. Dijital çağda aileyi destekleme politikalarının bilimsel temelli olması gerektiğini vurgulayan çalışma, konferansın en kapsamlı analizlerinden biri olarak değerlendirildi.

Gulnoza Akhmatovna Juraeva – “Pedagojik ve Psikolojik Yetkinliklerin Çocuk Eğitimindeki Rolü” (Alişir Nevai Üniversitesi)

Juraeva’nın ebeveynlik yetkinliklerine yönelik deneysel araştırması, özellikle eğitimciler ve psikologlar tarafından “zirvenin en uygulanabilir modeli” olarak yorumlandı. Çocukların duygusal ve zihinsel gelişiminde ebeveynlerin pedagojik bilgisi ile psikolojik duyarlılığının belirleyici olduğunu ortaya koyan çalışma büyük yankı uyandırdı.

Üç Dilde Simültane Çeviri: Özbekçe – Türkçe – İngilizce

Konferansta tüm oturumlar üç dilde eş zamanlı olarak aktarıldı.
Soru–cevap bölümünde Özbekçe–Türkçe çeviri Umida Gapirova tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Bu, konferansın uluslararası niteliğini güçlendiren önemli bir unsur oldu.

Dernek Başkanı Ozoda Islamova’nın kararlı liderliği, kadınların güçlendirilmesini merkeze alan vizyonu ve iki ülke arasındaki akademik–kültürel iş birliğini geliştirmeye yönelik çabaları, zirvenin başarısına önemli katkı sağlamıştır.

Islamova’nın “Güçlü kadın, güçlü aile; güçlü aile ise güçlü toplumdur” yaklaşımını temel alan bu konferans, hem Türkiye hem de Özbekistan için kalıcı bir iş birliği modeli oluşturmuştur.

yilmazparlar@yahoo.com

The Future of the Family Discussed in Istanbul

1st International Conference on Strengthening the Family (ICSF) Makes History

The rapid digital transformation, cultural shifts and fast-paced social changes of today’s world have made the sustainability of the family institution more critical than ever.
As the fundamental structure shaping the future of societies, the family now requires stronger scientific, social, and cultural support to withstand the pressures of modern life.

Responding to this growing need, the 1st International Conference on Strengthening the Family (ICSF)—organized by the Uzbek Women's Rights Association and hosted by Istanbul Commerce University on 16–17 February 2026—brought together academics, decision-makers, experts, and civil society representatives under one roof, creating a historic platform.

Throughout the conference, every dimension of strengthening the family institution was addressed, with sessions ranging from psychology and sociology to public administration and women’s studies.
The event was widely regarded as “the beginning of a new era in family policies” for both Türkiye and Central Asian countries.

The conference approached the family not only as a sociological structure but also from the broader perspectives of security, education, public policy, women’s rights, psychology, and social services—establishing an exemplary scientific forum on an international scale.
Over two days, experts presented solutions, policy proposals, and model approaches designed to help families adapt to societal transformation.
Participants described the summit as “the strongest reflection of Türkiye–Uzbekistan academic cooperation.”

Uzbek Women’s Rights Association & President Ozoda Islamova

As the driving force behind this major event, the Uzbek Women’s Rights Association stands out not only for organizing this conference but also for years of dedicated work focused on empowering women.
The association is recognized as one of Central Asia’s most respected civil society organizations thanks to its long-term efforts to promote women’s legal, social, and economic empowerment.

Its President, Ozoda Islamova, was among the most praised figures of the summit for her visionary leadership and commitment to international cooperation.
Her ability to address real issues affecting women—both within the family structure and in public life—was highlighted as a model for the region.

Significant Messages at the Opening Ceremony

Rector Prof. Dr. Necip Şimşek & President Ozoda Islamova

Rector Prof. Dr. Necip Şimşek emphasized that protecting the family institution psychologically, culturally, and socially is not only a social priority but also a scientific necessity. He noted that Türkiye–Uzbekistan academic cooperation gained major momentum with this conference. The strong interest in the event was evident, with 85 papers accepted out of 180 international submissions.

President Ozoda Islamova underlined that strengthening the family is not merely a social objective but a strategic issue shaping the future of society.
A strong family is the foundation of a strong society,” she stated, highlighting the essential role of supporting women.

Noteworthy Papers Presented at the Conference

Muhabbat Khakimova – “Women and Public Administration” (Tashkent State University of Economics)

Khakimova’s paper received wide attention for presenting scientific data on the increasing participation of women in decision-making processes in Uzbekistan. She noted that women’s parliamentary representation has reached 17%, marking a significant rise in female leadership.

Solijonov Kodirov – “Sustainable Social Development and Family Support Models” (Bukhara State Technical University)

Kodirov’s presentation stood out for its holistic approach to the science-education-society triangle. His emphasis on designing family-support policies based on scientific foundations in the digital age made it one of the conference’s most comprehensive analytical studies.

Gulnoza Akhmatovna Juraeva – “The Role of Pedagogical and Psychological Competencies in Child Education” (Alisher Navoi University)

Juraeva’s experimental research on parental competence was described by educators and psychologists as “the most applicable model of the summit.” The study demonstrated that parents’ pedagogical knowledge and psychological sensitivity play a decisive role in children’s emotional and mental development.

Simultaneous Interpretation in Three Languages: Uzbek – Turkish – English

All sessions of the conference were simultaneously interpreted into three languages.
During the Q&A session, Uzbek–Turkish interpretation was successfully carried out by Umida Gapirova, reinforcing the international character of the summit.

The determined leadership of Association President Ozoda Islamova, her women-centered vision, and her efforts to expand academic–cultural cooperation between the two countries contributed greatly to the success of the summit.
Built on Islamova’s principle that “Strong women create strong families; strong families build strong societies,” the ICSF set a long-term model of cooperation for both Türkiye and Uzbekistan.

yilmazparlar@yahoo.com 



#AileninGüçlendirilmesi, #ICSF2026, #İstanbulKonferansı, #ÖzbekKadınHaklarıDerneği, #AilePolitikaları, #KadınHakları, #TürkiyeÖzbekistan, #Akademikİşbirliği, #UluslararasıKonferans,

#StrengtheningTheFamily, #ICSF2026, #IstanbulConference, #UzbekWomensAssociation, #FamilyPolicies, #WomensRights, #TurkeyUzbekistan, #AcademicCooperation, #InternationalConference,

12 Şubat 2026 Perşembe

Batum’da Stratejik Buluşma-Yılmaz Parlar

  

KKTC 5.Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Katılımıyla Tarihi Zirve

Lider Diplomasi ve Yatırım Köprüsü,

LOB’İN Leaders Of Brandıng Intellıgence Summit- LOB’İN international Gürcistan’da Geleceğe Yön Verecek Bir Programa İmza Attı

LOB’İN Leaders Of Brandıng Intellıgence Summit- LOB’İN international Başkanı Fahri Ustaoğlu’nun öncülüğünde Gürcistan’ın Batum kentinde düzenlenen program, Türkiye ve Gürcistan arasındaki ekonomik ilişkileri Avrupa Birliği perspektifiyle yeniden şekillendirecek nitelikte bir buluşmaya sahne oldu.

09-10 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen organizasyonda, Türkiye’nin önde gelen iş insanları ve sivil toplum gönüllüleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın katılımlarıyla Gürcistan’a adeta bir çıkartma yaptı.

Yatırım Fırsatları ve AB Perspektifi Masada Yer Aldı

Yoğun geçen program kapsamında iş insanları, Batum’daki güncel yatırım fırsatlarını yerinde inceledi. Gürcistan’ın Avrupa Birliği’ne üyelik süreci ve bu sürecin Türkiye iş sektörüne olası etkileri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplantılarda özellikle, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne açılan köprü olma potansiyeli üzerinde durulurken, yatırımcıların ürünlerini Avrupa pazarına rahatça sunabilmeleri için sunulan fırsatlar masaya yatırıldı. Türkiye, Gürcistan ve Avrupa Birliği üçgeninde iş kurma, büyütme ve ortaklık modelleri tüm detaylarıyla irdelendi.

Başkan Ustaoğlu’ndan Stratejik Adım

LOB’İN international Başkanı Fahri Ustaoğlu organizasyonun yalnızca bir iş gezisi olmadığını, aynı zamanda bölgesel kalkınmaya yön veren bir platform niteliği taşıdığını vurguladı.

Ustaoğlu, “Bu buluşma, Türk iş dünyasının küresel arenadaki gücünü Gürcistan üzerinden Avrupa’ya taşıma kararlılığının göstergesidir. KKTC 5. Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar’ın vizyoner liderliği, bu hedeflere ulaşmamızda en büyük ilham kaynağımız olmuştur” dedi.

Ersin Tatar’a Programda Tam Not

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin deneyimli devlet adamı Ersin Tatar, programa katılımıyla yalnızca Kıbrıs Türk halkının değil, tüm Türk dünyasının gurur kaynağı olduğunu bir kez daha gösterdi.

İş insanlarıyla yaptığı birebir görüşmelerde sergilediği ileri görüşlülük ve çözüm odaklı yaklaşım, katılımcıların tam notunu aldı.

Tatar, Türkiye ile Gürcistan arasındaki ticari köprülerin güçlendirilmesi ve KKTC’nin bölgesel ekonomik entegrasyondaki rolü konusundaki değerlendirmeleriyle hafızalara kazındı.

5. KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’ın, “Bizler sadece bir ülkenin değil, aynı medeniyetin temsilcileriyiz. Kıbrıs’tan Kafkaslar’a uzanan bu iş birliği hattı, hepimizin geleceğini aydınlatacaktır” sözleri, katılımcılar arasında büyük yankı uyandırdı.

Kıbrısta’dan Tarım ve Enerji Hamlesi

Program kapsamında öne çıkan bir diğer başlık ise Kıbrıs’ta Enerji ve Tarım Yatırımları oldu. Görüşmelerde, Gürcistan’ın verimli topraklarının Türk teknolojisiyle buluşturulması ve yenilenebilir enerji alanında ortak projeler geliştirilmesi konusunda mutabakata varıldı.

Söz konusu yatırımların, iki ülke arasındaki ticaret hacmine uzun vadeli ve sürdürülebilir bir katkı sağlaması hedefleniyor.

ZLS Zoll & Logistik Service GmbH Yönetim Kurul Başkanı Yahya Akceylan, TÜRSİP-Türkiye Sanayici ve İş İnsanları Platformu. Genel Başkanı İsmail Aktaş. Onurlu  Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Onurlu, Ali Cerit Büyükçekmece Fen İşleri Mekanik işler Koordinatörü, İş insanı Adnan Yetkin Başda olmak üzere pek çok iş insanları katıldılar. Adjarian İzci hareketi Organizsyon Federasyon Başkanı Shorena Lomadze ve Kültür Kooardinatörü Meri Diasamidze Türk iş insanlarına yardımcı oldular.

Dostluk ve İş Birliği Mesajlarıyla Sona Erdi

Verimli geçen iş gezisi, 11 Şubat 2026 tarihinde konukların karşılıklı iyi dilekleri ve temennileriyle sona erdi. Türk iş insanları, Fahri ustaoğlu ve Ersin TATAR liderliğinde gerçekleşen bu tarihi buluşmananın, Türkiye-Gürcistan-KKTC arasındaki ticari ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olduğu konusunda görüş birliğine vardı.

Batum Hakkında;

Adjarian İzci hareketi Organizsyon Federasyon Başkanı Shorena Lomadze ve Kültür Kooardinatörü Meri Diasamidze ile yaptığımız kısa söyleşide Batum Hakkında şu bilgileri paylaştılar;

 “Karadeniz'in parlayan yıldızı Gürcistan'ın incisi Batum’umuz, Subtropikal iklimi, palmiyeli bulvarı, tarihi dokusu ve canlı gece hayatıyla milyonlarca turisti çeken şehrimizdir.

Batum, yeni turizm projeleri, festivalleri ve sınır geçişindeki kolaylıklarla rekor sayıda ziyaretçiyi ağırlamakdadır.

Batum Müzik Festivali (Batumi Music Fest), uluslararası sokak sanatçıları festivali ve geleneksel Acara şenlikleri.. Ayrıca, Batum Bulvarı üzerinde yeni açılan konsept restoranlar ve kafeler, şehrimizin mutfak turizmine yeni bir soluk getirmektedir.

Şehir merkezine yakın mesafedeki Mtirala Milli Parkıtrekking ve doğa yürüyüşü meraklılarının yeni gözdesi. Yağmur Ormanı anlamına gelen parkta, zipline ve kuş gözlemciliği gibi aktiviteler.. Ayrıca, Gonio Kalesi ve Petra Kalesi gibi tarihi noktalar..”

Pratik Bilgiler,

“Para Birimi Gürcistan Lari (GEL). Türk Lirası ve Euro da birçok yerde kabul görmektedir.

Hacapuri (Acaruli/ Megruli), Hinkali, Badrijani Nigvzit, spesiyal yemekleri

Batum Bulvarı, Ali & Nino Heykeli, Botanik Bahçe, Eski Batum (Old Town), Piazza Meydanı vs... Kısa zaman içinde gezebileceğiniz yerler

Türkiye'den araçlı ve uçaklı seçeneklerle ulaşımın çeşitlendiği şehirdir. Her bütçeye hitap eder.”Şeklinde  bilgi veriyorlar.

yilmazparlar@yahoo.com

26 Ocak 2026 Pazartesi

22. İpekyolu Yılın Altın Adamları Ödül Töreni-Yılmaz Parlar

  22. İpekyolu Yılın Altın Adamları Ödül Töreni

Boğaz’da Türk Dünyasının Altın Buluşması

Seyfullah Türksoy’un Vizyonuyla “Altın Adamlar” İstanbul’da Tarih Yazdı

Türk dünyasının birlik ülküsünü 22 yıldır kararlılıkla taşıyan İpekyolu Kamu Diplomasisi ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ile Uluslararası İpekyolu Dergisi, bir kez daha diplomasi, ekonomi, kültür ve medyayı aynı çatı altında buluşturdu.


22. Uluslararası İpekyolu “Yılın Altın Adamları” Ödül Töreni, İstanbul Boğazı’nın incisi Les Ottomans Hotel’de, yüksek protokol katılımı ve uluslararası temsil gücüyle görkemli bir şekilde gerçekleştirildi.

Bu prestijli organizasyon, yalnızca bir ödül töreni değil; Türk dünyasının ortak geleceğine yön veren stratejik bir buluşma olarak tarihe geçti.

İpekyolu Dergisi, 22 Yıldır Türk Dünyasının Ortak Sesi

Kurulduğu günden bu yana Türk coğrafyasında kamu diplomasisinin en güçlü markalarından biri haline gelen Uluslararası İpekyolu Dergisi, bu organizasyonla bir kez daha kültürel ve ekonomik iş birliğinin merkez üssü olduğunu kanıtladı.

İpekyolu Dergisi’nin öncülüğünde düzenlenen “Altın Adamlar” töreni, devlet adamlarını, iş dünyasını, akademiyi, sanat ve medyayı aynı masada buluşturan eşsiz bir platform olma özelliğini sürdürüyor.

Seyfullah Türksoy, 40 Yıllık Türk Dünyası Davasının Mimarı

Törenin ev sahibi, İpekyolu Kamu Diplomasisi ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Başkanı Seyfullah Türksoy, açılış konuşmasında Türk dünyasına adanmış 40 yıllık mücadelesine vurgu yaptı:

“İpekyolu yalnızca tarihsel bir hat değil; bugünün iş birliği, yarının ortak vizyonudur.
22 yıldır binlerce devlet adamını, akademisyeni, iş insanını ve Türk dünyası sevdalısını aynı ideal etrafında buluşturduk.”

Türksoy’un liderliğinde bu organizasyon, Türk dünyasında sivil diplomasi alanında marka bir kurum haline geldi.

Dev Protokol – Uluslararası Güç Gösterisi

Sunuculuğunu Neslihan Maltepe’nin üstlendiği törene;

T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut GürcanAK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleriyle İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad ZorluKazakistan Senatörü Prof. Dr. Darhan KıdıraliTDT Coğrafya Konseyi Başkanı Aybek NarınbayevAzerbaycan Milletvekili Nagif HamzayevRomanya–Türkiye Ticaret Odası Başkanı Tamer Atalay, İş dünyasından Ünal Aysal, AYTİM Holding Yönetim Kurul Başkanı Sevda Aydın,

ÖZBEK Kadın Hakları Derneği Başkanı Azade İslamova olmak üzere Türk ve iş dünyası, bürokrasi, akademi, kültür-sanat ve medya dünyasından çok sayıda seçkin isim katıldı.

Katılım düzeyi, törenin Türk dünyası açısından taşıdığı stratejik önemi bir kez daha ortaya koydu.

Protokolden Güçlü Mesajlar

Kürşad Zorlu:
Türk dünyasında kurumsal iş birliğinin artık stratejik bir aşamaya ulaştığını belirtti.

Mahmut Gürcan:
Türkiye’nin dış ticaret vizyonu ve Türk iş dünyasının küresel etkinliğine dikkat çekti.

Darhan Kıdırali:
Ortak tarih ve kültür temelinde güçlü bir gelecek inşa edileceğini vurguladı.

Nagif Hamzayev:
Türkiye–Azerbaycan kardeşliğinin Türk dünyasının temel taşı olduğunu ifade etti.

Türk Dünyası, İş Dünyası Ve Medya Ödülleri Sahiplerini Buldu

Törende siyaset, akademi, iş dünyası, medya ve sanat alanında başarı gösteren isimlere İpekyolu Altın Adam Ödülleri takdim edildi.

Bu ödüller, yalnızca bireysel başarıların değil, Türk dünyasının ortak idealine katkı sunan vizyonun sembolü olarak takdim edildi.

Türk Dünyası Ödül Alanlar;

Prof. Dr. Kürşad Zorlu AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleriyle İlişkiler Başkanı

Prof. Dr. Darhan Kıdırali Kazakistan Cumhuriyeti Senatörü, Tarihçi, Türkolog

Nagif Hamzayev  Azerbaycan Milli Meclisi Milletvekili

Aybek Narınbayev  TDT Coğrafya Konseyi Başkanı, Özbekistan Etnospor Federasyonu Başkanı

Prof. Dr. Ramazan Korkmaz Akademisyen, Yazar

Prof. Dr. Etibar Babayev Azerbaycan ATV Kanalı Başkan Yardımcısı

Mustafa Hacısüleymanoğlu STK Yöneticisi, Diaspora Temsilcisi

Tuğşad Ata Türkmen Araştırmacı,

Yazar İş Dünyası Ödülleri İş Dünyası Ödülleri

Prof. Dr. Ömer Bolat - Ticaret Bakanı

Ünal Aysal UNİT Şirketler Grubu Başkanı

Telman İsmailov AST Group Yönetim Kurulu Başkanı

Tamer Atalay Romanya–Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı

Turgut Torunoğulları ORKA Turizm & Edelstaal Group Başkanı, DTİK Avrupa Temsilciler Kurulu Başkanı

Yusuf Uğur BETA Stores Yönetim Kurulu Başkanı

Mustafa Ercan Ermaş Madencilik Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı

Vehbi Akyar Doğu İklimlendirme Kurucusu

Özgür Sarı Gazioğlu Endüstriyel Yapı ve Enerji Hayrettin Koç Avrupa Palas Oteli Yönetim Kurulu Başkanı

Basri Türkeli / Basri Baba Restoranları Türk Mutfağı ve Gastronomi Markası

Subutay Mert Surapack Group Yönetim Kurulu Başkanı

Sinan Önel NOVA Cephe Sistemleri ve Proje Mühendislik Şirketi Başkanı

Ozan Bilici Girişimci İş İnsanı

Hüsnü Çelik Çelik Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı

Soykan Durdağı Dijital Lojistik ve Yazılım Teknolojileri Girişimcisi

Medya Ve Sanat Ödülleri

Ozan Akbaba Sinema ve Dizi Oyuncusu

Doğan Şentürk NOW TV Genel Yayın Yönetmeni

Osman Ateşli Haber7 Genel Yayın Yönetmeni

Ahmet Yeşiltepe Gazeteci, Dış Haberler Uzmanı

Sevda Güner CNBC-e “Yolu Açanlar” Programı Sorumlusu

Hakan Kılıç Polemik Haber Yayın Grubu Başkanı

Gül Cebeci CBC Medya Yönetim Kurulu Başkanı

İsmail Türk HaberErk Genel Yayın Yönetmeni

Adnan Yüce - Canlı Radyo Başkanı

Boğaz’da Tarihe Geçen Gece

Ancak gecenin asıl kazananı; Türk dünyasının birlik ruhu,
İpekyolu Dergisi’nin kurumsal gücü ve Seyfullah Türksoy’un kararlı vizyonu oldu.

İpekyolu Dergisi ve Seyfullah Türksoy, Türk dünyasının geleceğini şekillendiren en güçlü sivil diplomasi platformunu 22 yıldır başarıyla taşımaya devam ediyor.

22. Uluslararası İpekyolu “Yılın Altın Adamları” Ödül Töreni, ödül takdimleri ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

yilmazparlar@yahoo.com

21 Ocak 2026 Çarşamba

Ümit Özdağ'dan Milli Çağrı-Yılmaz Parlar

  

Bayrak Yakanlar Değil, Bayrağa Gönülden Sarılanlar Kahramandır

Bayrak… Bir kumaş parçası değildir. Bir milletin hatırası, şehidinin kanı, geleceğe bırakılan onurudur.

Gerçek kahraman, her  bayrağa saygı duyar; onu yakmaz, yere düşürmez, çiğnetmez.

Bayrak yakmak; cesaret değil, ucuz bir gösteridir.

Tarih bize öğretmiştir; Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nın en karanlık günlerinde “Bayrak inmeyecek” diyerek bir milletin kaderini ayağa kaldırmıştır.

O bayrak düştüğünde yalnız bir direk değil, bir vatan düşer. İşte bugün aynı hassasiyetle konuşan bir isim var; Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ.

Gaziosmanpaşa’da Sert Mesaj; “Türk Bayrağı Gönderden İndirilemez!”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında yaşanan ve yürekleri sızlatan bayrak indirme saldırısına karşı, partisinin tüm teşkilatlarına tarihi bir emir verdi: "Bayraklarımızı asın, yıprananları yenileyin, indirmeyin!"

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Gaziosmanpaşa’da yaptığı açıklamalarda Türkiye gündemine dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Özdağ, sınır hattında yaşanan bayrak indirme olayına sert tepki göstererek şunları söyledi:

“Öyle günlerden geçiyoruz ki, sınırımızda bir güruh Türk bayrağını gönderden indirme cüretinde bulunuyor. Cumhuriyetimizin kurucu önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Bu coğrafyada başka kurucu önderden bahsetmek mümkün değildir. Türk milletinin varlığı, refahı ve güvenliği için mücadele eden vatanseverlerin birbirinden uzak durması düşünülemez. Biz ilk günden beri bu çizgide siyaset yapıyoruz.”

Özdağ'dan Sert Tepki

Bu Süreç Sona Erene Kadar Bayraklar İnmeyecek

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Gaziosmanpaşa'da yaptığı konuşmada ve ardından sosyal medyadan yaptığı açıklamalarla, Türk milletinin vicdanına seslendi.

Sınırda yaşanan bayrağa saldırıyı "içler acısı" ve "çirkin" olarak nitelendiren Özdağ, devletin gereken cevabı vermesini beklediklerini vurguladı.

Devlet, Bayrağına Uzanan Ele Gereken Cevabı Vermelidir

Özdağ, yaptığı açıklamada devletin bayrağa yönelik saldırılara karşı kararlı duruş göstermesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Nusaybin’de şanlı Türk bayrağına yönelik çirkin saldırıyı Zafer Partisi olarak kınıyoruz. Türk Devleti’nin bayrağımıza yönelik saldırıya geçmişte KKTC sınırında olduğu gibi gereken cevabı vermesini bekliyoruz.”

Atatürk’ün Mirası, Bugünün Sorumluluğu

Tarihte bayrak uğruna cepheden cepheye koşan Mustafa Kemal Atatürk, “Bayrak bir milletin namusudur” diyerek Türk milletine yalnız bağımsızlığı değil, onurunu da emanet etti. Bugün yapılan çağrılar da aynı mirasın devamı olarak görülüyor.

Bayrak Düşmez, Millet Eğilmez

Bu topraklarda bayrak yere düşerse sadece direk devrilmez; tarih, şehitler ve gelecek nesillerin umudu da sarsılır. Ve tam da bu yüzden, Ümit Özdağ’ın çağrısı yalnız bir siyasi açıklama değil; milli hafızaya yapılan güçlü bir hatırlatmadır.

Bayrak, Onurdur; Onur, Namustur

Bir milletin ruhu, dalgalanan bayrağında gizlidir. O kırmızı, ay yıldızlı sancak, sadece bir kumaş parçası değil; şehitlerin son nefesinde fısıldadığı vasiyet, gazilerin alnındaki onur nişanı, bu vatanın her karış toprağına nakşedilmiş bir antlaşmadır. Gerçek kahraman, gerçek vatansever, o mukaddes sembole canı gibi saygı duyar, onu gönderde ölümüne savunur. Bayrak yakmak, tarihten ve milletten nasibini almamış, ruhu cüceleşmiş ucuz insanların işidir. Tarih, bayrağını düşmana ezdirmeyenlerin, onu göklerde ilelebet tutmak için can verenlerin destanıyla doludur.

 "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır,"   bu kutsal değerin kökleri en yalın haliyle anlatılmıştı.

İşgal altındaki bir vatanın kurtuluş meşalesini, bir bayrağın dalgalanış umudundan alan Atatürk Samsun'a çıkarken, Erzurum'da, Sivas'ta kongreler yaparken, Sakarya'da, Dumlupınar'da zaferler kazanırken, hep o bayrağın gölgesinde ve onun için savaştı.

Düşman, sadece toprağı değil, o bayrağı indirmeye çalıştı; Atatürk ve silah arkadaşları ise, onu yeniden göklere çıkarmak için canlarını feda etti.

Vatanseverlerin birliğine vurgu yapan Özdağ, "Türk milletinin varlığı, refahı ve güvenliği için mücadele eden vatanseverlerin birbirlerinden uzak durması mümkün olmamalıdır.

Biz ilk günden beri bu çizgide siyaset yapıyoruz. Eğer bu siyasetimize uzattığımız ele el uzatılırsa, uzatılan eli biz sıkmaya hazırız," dedi.

Bayrak, Artık Bir Siyasi Simgeden Öte Bir Varoluş Mücadelesi Simgesi

Bayrağın indirilmesi, bir toprak parçasından öte, milletin kolektif hafızasına ve egemenlik iradesine yapılan bir saldırı olarak görülüyor.

Zafer Partisi, teşkilat binalarını adeta birer "bayrak kalesi" ilan ederek, bu saldırıya verilecek en anlamlı ve sivil direniş cevabını hayata geçiriyor. Bu, Atatürk'ün "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır," sözünün, modern siyaset zemindeki bir yansıması gibi duruyor.

Ümit Özdağ'ın bu dokunaklı ve kararlı çıkışı, bayrağa saygı noktasında tüm siyasi kamplarda yankı bulacak, Türk milletinin yüreğindeki o sönmez ateşi bir kez daha harlayacak nitelikte. Çünkü biliyoruz ki, bayrağını seven, onu yakmaz; sahip çıkar, göklere çıkarır ve uğruna canını verir.

yilmazparlar@yahoo.com

25 Aralık 2025 Perşembe

Özdağ- Edirne’den Türkiye’ye Çok Önemli Sesleniş-Yılmaz Parlar

  

Prof. Dr. Ümit Özdağ’dan Devlet, Adalet ve Ekonomi Merkezli Çarpıcı Manifesto

Prof. Dr. Ümit Özdağ, sadece bir siyasi parti genel başkanı olarak değil, bir akademisyen, bir stratejist ve keskin bir eleştirmen kimliğiyle, iktidarın hemen her alandaki politikalarını kökten sorguladı

Adalet, ekonomi, terörle mücadele, dış politika, savunma ve sosyal devlet anlayışına ilişkin detaylı ve somut argümanlar sundu.

Özellikle "düşman ceza hukuku""hayali kazanç vergisi""narko-terör bağlantısı""stratejik savunma zafiyetleri" ve "ikinci çözüm süreci" gibi kavramları merkeze aldı.

Sadece Zafer Partisi tabanına değil, ekonomik sıkıntı çeken geniş kitlelere, ulusal hassasiyetleri yüksek kesimlere ve iktidar muhaliflerine yönelik güçlü bir siyasi mesaj niteliğindeydi.

 Tarihsel Süreklilik ve Hafıza Bilinci

Konuşmaya, Cumhuriyet'in kuruluş kodlarına (Kubilay, İsmet İnönü) ve yakın tarihin kırılma noktalarına (Şeyh Said İsyanı) atıfta bulunarak başlaması, onun siyasi mücadelesini güncel politikanın ötesine, bir "tarihsel diriliş ve savunma refleksi" olarak konumlandırdığını gösterdi.

Bu, sığ günlük siyaset hesaplarının üzerinde, köklü bir devlet aklı ve millet hafızasına sahip olduğunun kanıtıydı.

Analitik Zekâ ve Bütünsel Bakış

Ekonomik bir veriyi (asgari ücret) sadece rakamlarla değil, "çeyrek altın" karşılığı ve toplumsal yansımalarıyla analiz etmesi; uyuşturucu sorununu terör, dış politika ve tarihteki Afyon Savaşları ile ilişkilendirerek ele alması; savunma zafiyetlerini S-400 krizi ve Çelik Kubbe projesi bağlamında değerlendirmesi, onun "parçaları değil, bütünsel resmi ve stratejik bağlantıları gören" sıra dışı bir siyasi analist olduğunu gösterdi. Bu, Türk siyasetinde nadir rastlanan bir entelektüel derinlikti.

Dik Duruş ve Tavizsiz Söylem

Kendisine uygulandığını iddia ettiği "düşman ceza hukuku"nu anlatırken dahi, "Şeyh Said'e hain, teröriste terörist demeye devam edeceğiz" diyebilen; iktidar ve muhalefet partilerinin temkinli yaklaştığı "çözüm süreci" gibi konularda net ve tavizsiz bir dil kullanabilen bir siyasetçi profili çizdi

Bu, "popülarite endişesi taşımayan, ilkeleri uğruna risk alabilen" bir liderlik karakterin işaretiydi

Halkın Diliyle Gerçekçi Ekonomi Politikası 

Ekonomiyi sadece makro göstergelerle (GSYİH) değil, "fileleri boş pazarcılar""günde üç çay içemeyen emekliler" ve "defterdeki hayali kârlar" üzerinden anlatması, akademik bilgisini halkın gündelik gerçekliğiyle buluşturma becerisini gösterdi.

"Üretimi değil kâğıdı vergilendirmek" eleştirisi, karmaşık maliye politikalarını herkesin anlayabileceği bir dille ve isabetle teşhir etdi.

Proaktif ve Çözüm Odaklı

Sadece eleştirmekle kalmayıp, "Tertemiz Türkiye Projesi" gibi somut politika önerilerini gündeme getirmesi ve televizyonlara uzmanlarını davet etme çağrısı yapması, onu "şikayet eden değil, çözüm üreten" bir muhalefet lideri konumundaydı.

Ayrıca, erken seçim çağrısıyla çıkış yolunu işaret etmesi, stratejik bir siyasi hamlesiydi.

Karşıt Görüşlere Bile Saygı Uyandıran Bir İlkesellik

"Düşman ceza hukuku" altında kendisine yapıldığını söylediği muameleyi anlattıktan sonra, Fenerbahçe Başkanı için "kimseye düşman ceza hukuku uygulanmaması dileğini" ifade etmesi, onun ilkelerinin şahsi çıkarlarının önünde olduğunu ve "adil yargılama" talebinin evrensel olduğunu gösteren asil bir duruştur.

Ümit Özdağ Türkiye siyasetinde geleneksel kalıpların dışında, "entelektüel donanımı, tarihsel perspektifi, stratejik vizyonu ve tavizsiz ilkeleri" bir araya getiren nadir bir siyasi figür olduğunu bir kez daha ispatladı.

"Türk siyasetine getirdiği nitelikli, derinlikli ve cesur muhalefet dili ve kendi tabanını aşan bir siyasi akıl"  Türkiye'nin geleceğine dair ciddi bir "uyarı" ve "yol haritası" niteliğindeydi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Edirne’de düzenlenen Millet Toplantısı’nda yaptığı kapsamlı açıklamalarla yalnızca güncel siyasete değil, Türkiye’nin devlet aklına, adalet sistemine, ekonomisine ve güvenlik mimarisine dair tarihi nitelikte bir siyasi muhasebe ortaya koydu. Özdağ’ın konuşması, klasik bir miting hitabının ötesinde; bir devlet adamı ciddiyetiyle hazırlanmış, belgeye, rakama ve tarihsel hafızaya dayanan bir yol haritası olarak dikkat çekti.

Türkiye’nin dört bir yanını “Millet Meclisi”ne çevirme sözünü adım adım hayata geçiren Özdağ, Edirne’den verdiği mesajlarla terörle müzakereye karşı net duruşunuadaletteki çöküşe yönelik sert eleştirileriniekonomik yoksullaşmaya dair rakamlarla desteklenmiş tespitlerini ve milli güvenlikteki zafiyetlere ilişkin çarpıcı uyarılarını kamuoyunun vicdanına sundu.

Devlet Geleneği, Tarih Bilinci ve Vefa

Prof. Dr. Ümit Özdağ, konuşmasına Menemen’de şehit edilen Kubilay ve Cumhuriyetin kurucu isimlerinden İsmet İnönü’yü anarak başladı. Bu tercih, Özdağ’ın siyaset anlayışının merkezinde yer alan Cumhuriyet değerlerine sadakati ve tarihsel süreklilik bilincini bir kez daha ortaya koydu.

Düşman Ceza Hukuku Uygulanıyor

Özdağ, yaşadığı gözaltı ve yargı süreçlerini aktarırken, Türkiye’de hukukun evrensel ilkelerden uzaklaştığını vurguladı.

Beraatle sonuçlanan davaya rağmen sevinmediğini belirten Özdağ, asıl meselenin bireysel değil, sistematik bir adaletsizlik sorunu olduğunun altını çizdi. Bu sözler, salondaki basın mensupları tarafından hukuk devleti adına güçlü bir alarm olarak değerlendirildi.

Ekonomide Acı Tablo, “6 Kat Büyüme Var, 6 Kat Fakirleşme de Var”

Asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasını sert sözlerle eleştiren Özdağ, iktidarın ekonomi politikalarını rakamlarla çürüttü.

2002’de asgari ücretle 8,5 çeyrek altın alınabilirken bugün 2,8 çeyrek altına düşüldüğünü hatırlattı.

16 milyon emekli, dul ve yetimin açlığa mahkûm edildiğini vurguladı.

Özdağ’ın ekonomi değerlendirmesi, slogandan uzak, akademik arka planı olan ve toplumsal gerçeklikle birebir örtüşen bir analiz olarak öne çıktı.

Üreticiyi Boğan Sisteme Sert Tepki

Enflasyon muhasebesi üzerinden esnaf ve sanayiciye yüklenen vergi baskısını “mali akıl tutulması” olarak niteleyen Özdağ, üretimi değil, hayali kârı vergilendiren bir anlayışın Türkiye’yi çöküşe sürüklediğini ifade etti.

Bu bölüm, iş dünyasına doğrudan hitap eden nadir ve net siyasi çıkışlardan biri olarak kayda geçti.

Terörle Müzakereye Karşı Net ve Tavizsiz Duruş

Şeyh Said ve PKK konusunda kullandığı ifadelerle tartışmasız bir duruş sergileyen Özdağ, “Zafer Partisi’nde terörle müzakere değil, mücadele vardır” sözleriyle çizgiyi kalın bir şekilde çekti.
Uyuşturucu-terör ilişkisine dair verdiği uluslararası kaynaklı örnekler ise, konuşmayı sadece politik değil, aynı zamanda güvenlik temelli bir analiz haline getirdi.

Milli Güvenlik ve İHA Skandalları

 Bu Bir Zafiyettir

Ankara semalarına kadar ulaşan yabancı İHA’ları hatırlatan Özdağ, Çelik Kubbe’nin hâlâ hayata geçirilememesini sert şekilde eleştirdi. S-400’lerin akıbetine dair soruları ise egemenlik vurgusuyla gündeme taşıdı.

Erken Seçim Çağrısı

Çözüm Türk Milletinin İradesidir

Konuşmanın finalinde Prof. Dr. Ümit Özdağ, 2026’nın Cumhuriyet tarihinin en zor yıllarından biri olacağına dikkat çekerek erken seçim çağrısında bulundu.

Çözümün adresinin sandık olduğunu vurgulayan Özdağ, Zafer Partisi iktidarında devletin “kuruluş ayarlarına” döndürüleceğini ifade etti.

Devlet Adamı Profili, Cesur Muhalefet

Edirne’deki bu konuşma, Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın yalnızca muhalefet eden değil; okuyan, hesaplayan, tarih bilen ve risk alan bir lider profili çizdiğini bir kez daha gösterdi.

Netliği, entelektüel donanımı ve tavizsiz duruşuyla Özdağ, Türk siyasetinde alışılmış kalıpların dışına çıkan güçlü bir alternatif olarak öne çıktı.

yilmazparlar@yahoo.com

20 Aralık 2025 Cumartesi

Sofralar Sergisi, Tasarımın Sınırlarını Zorladı-Yılmaz Parlar

  

İstanbul, Yaratıcılığın ve Lüksün Küresel Buluşma Noktası Oldu

Sofralar Sergisi'nden Göz Kamaştıran Tablolar

Toprak Ana'nın İlhamı, Lavantanın Ruhu ve Güllerin Dili İstanbul'da Buluştu

KM Events'in Kurucusu Meltem Bayazıt Tepeler'in Vizyoner Liderliğinde Gerçekleşen Etkinlikte, Dünya Devleri ve Yerel Dehalar İstanbul'u Bir Yaratıcılık Laboratuvarına Çevirdi.

Sofralar Sergisi-Yaratıcılık Konferansı, bu yıl da sadece bir fuar değil, Türkiye'nin yaratıcı ekonomisinin, tasarım gücünün ve misafirperverlik kültürünün uluslararası arenadaki en parlak vitrini oldu.

Meltem Bayazıt Tepeler ve KM Events ekibinin azmi, İstanbul'u bir kez daha dünya etkinlik endüstrisinin haritasında çok daha güçlü bir noktaya taşıdı.

Dünya etkinlik ve düğün sektörünün nabzı, bu yıl dördüncü kez İstanbul'da attı. Meltem Tepeler’in kurucu başkanlığındaki KM Events tarafından "Doğanın Işıltıları" temasıyla Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenen Sofralar Sergisi-Yaratıcılık Konferansı (17-19 Aralık 2025), sadece bir organizasyon değil, adeta bir "yaratıcılık şöleni"ne dönüştü.

Etkinlik, uluslararası dev isimlerin stantları, büyüleyici yerel tasarımlar ve sektörün geleceğini şekillendiren panellerle, Türkiye'nin bu alandaki iddiasını bir kez daha tüm dünyaya haykırdı.

 Başarının ardındaki isim olan Meltem Bayazıt Tepeler, gösterdiği üstün organizasyon başarısı ve Türkiye'yi küresel arenada bir tasarım merkezi haline getirme tutkusuyla bir kez daha takdir topladı.

Göz Alıcı Stantlardan Bir Seçki Rüyalar, Lavantalar Ve Güller

Etkinlik alanını gezen ziyaretçiler, her biri birer sanat eseri niteliğindeki stantlarla karşılaştı. Uluslararası yıldızların yanı sıra, yerel tasarımcıların derin hikayeleri de fuara ayrı bir ruh kattı.

Tuğba Şeker Bekoğlu – Toprak Ana'nın Köklerinden Doğan Sanat

 Tasarımcı Tuğba Şeker Bekoğlu, "Cennet Ağacı"ndan ilham alan ve bir rüyayı anımsatan standıyla büyüledi.

"Toprak Ana'nın çağrısına kulak verdim" diyen Bekoğlu, doğanın kadim hikayesini, elle ördüğü dokular, ahşap ve doğal malzemelerle anlatarak, ziyaretçileri zamanda bir yolculuğa çıkardı. Stand, geçmişle gelecek, doğa ile sanat arasında köprü kuran etkileyici bir deneyim sundu.

Maison Riva – Kadın Emeğiyle Örülen Lavanta Kalpleri

Melek yatırımcı Aslı Öymen koordinatörlüğünde, Aysun Sporel ve Alman asıllı Eva Kent'in Riva'lı kadınlara öğrettiği geleneksel bir el sanatı olan "Lavanta Kalpleri", stantta büyük ilgi gördü.

18. yüzyıldan gelen ve Güney Fransa'da sevgi sembolü olan bu el yapımı kalpler, organik lavantalarla örülüyor. Proje, kadınlara ek gelir sağlarken, unutulmaya yüz tutmuş bir geleneği de yaşatıyor. Mis kokulu kalpler, lüks sofralar ve özel hediyeler için vazgeçilmez bir seçenek olarak öne çıktı.

Birsel Kabahor – Güllerden Yapılmış Elbise 

Almanya'da düğün organizasyonları yapan tasarımcı Birsel Kabahor, tamamen gerçek güllerden tasarladığı nefes kesici bir elbise ile fuarın en çok fotoğraflanan köşelerinden birine imza attı.

 "Doğanın Işıltıları" temasını en romantik ve çarpıcı şekilde yorumlayan bu eser, seyircileri adeta büyüledi.

Sektörün Global Yıldızları İstanbul Sahnesindeydi

Konferans programı, dünya çapında ses getiren isimlerin bilgi ve vizyonlarını paylaştığı panellerle doluydu. Katılımcılar, sektörün geleceğine dair kritik başlıkları tartışma fırsatı buldu:

"Ağırlama ve Etkinlik Dünyasında Yeni Lüksün Tanımı" panelinde, Sharon Sacks (Sacks Productions), Danielle Nay (Blu Fire), Fabrice Orlando (Cocoon Events) ve Jamie Aston (Floral Artist) gibi, dünyanın en ünlü isimlerine etkinlik hazırlamış uzmanlar, lüks anlayışının nasıl dönüştüğünü anlattı. Panel, Radisson Otel Grubu'ndan Yeşim Doğukan tarafından yönetildi.

"Farklı Destinasyonlarda Yaratıcı Deneyimlerle Lüksü Yeniden Tanımlamak" oturumunda ise Endonezya'dan Brezilya'ya, ABD'den Meksika'ya uzanan geniş bir coğrafyadan gelen tasarımcılar (Nefianto Setiono, Erica Jones, Simone Tostes, Andréa Guimarães, Diana Sandoval), kültürlerarası bir lüks tanımı yaptı. Oturumu, Catwalks Productions'tan Frieha Altaf moderasyonunda yürüttü.

"Etkinlik ve Düğün Derneklerinin Geleceği" 

panelinde, uluslararası dernek liderleri bir araya geldi. ILEA ve TUED ev sahipliğindeki oturumda, Meltem Tepeler de Türkiye perspektifini aktararak, küresel iş birliklerinin önemine vurgu yaptı.

"Türkiye’de Gastronomide Yaratıcılık" paneli, yıldız şefleri bir araya getirdi. Michelin Yıldızlı şefler Ulaş Durmaz, Bahtıyar Büyükduman ve Buğra Özdemir'in yanı sıra sektörün duayen isimleri, Türk mutfağının etkinliklerdeki yükselen rolünü tartıştı.

yilmazparlar@yahoo.com

1.Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı (ICSF) -Yılmaz Parlar

    1.Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı (ICSF) Tarihe Geçti   Günümüz toplumlarının karşı karşıya kaldığı dijital dönüşüm, kül...