25 Aralık 2025 Perşembe

Özdağ- Edirne’den Türkiye’ye Çok Önemli Sesleniş-Yılmaz Parlar

  

Prof. Dr. Ümit Özdağ’dan Devlet, Adalet ve Ekonomi Merkezli Çarpıcı Manifesto

Prof. Dr. Ümit Özdağ, sadece bir siyasi parti genel başkanı olarak değil, bir akademisyen, bir stratejist ve keskin bir eleştirmen kimliğiyle, iktidarın hemen her alandaki politikalarını kökten sorguladı

Adalet, ekonomi, terörle mücadele, dış politika, savunma ve sosyal devlet anlayışına ilişkin detaylı ve somut argümanlar sundu.

Özellikle "düşman ceza hukuku""hayali kazanç vergisi""narko-terör bağlantısı""stratejik savunma zafiyetleri" ve "ikinci çözüm süreci" gibi kavramları merkeze aldı.

Sadece Zafer Partisi tabanına değil, ekonomik sıkıntı çeken geniş kitlelere, ulusal hassasiyetleri yüksek kesimlere ve iktidar muhaliflerine yönelik güçlü bir siyasi mesaj niteliğindeydi.

 Tarihsel Süreklilik ve Hafıza Bilinci

Konuşmaya, Cumhuriyet'in kuruluş kodlarına (Kubilay, İsmet İnönü) ve yakın tarihin kırılma noktalarına (Şeyh Said İsyanı) atıfta bulunarak başlaması, onun siyasi mücadelesini güncel politikanın ötesine, bir "tarihsel diriliş ve savunma refleksi" olarak konumlandırdığını gösterdi.

Bu, sığ günlük siyaset hesaplarının üzerinde, köklü bir devlet aklı ve millet hafızasına sahip olduğunun kanıtıydı.

Analitik Zekâ ve Bütünsel Bakış

Ekonomik bir veriyi (asgari ücret) sadece rakamlarla değil, "çeyrek altın" karşılığı ve toplumsal yansımalarıyla analiz etmesi; uyuşturucu sorununu terör, dış politika ve tarihteki Afyon Savaşları ile ilişkilendirerek ele alması; savunma zafiyetlerini S-400 krizi ve Çelik Kubbe projesi bağlamında değerlendirmesi, onun "parçaları değil, bütünsel resmi ve stratejik bağlantıları gören" sıra dışı bir siyasi analist olduğunu gösterdi. Bu, Türk siyasetinde nadir rastlanan bir entelektüel derinlikti.

Dik Duruş ve Tavizsiz Söylem

Kendisine uygulandığını iddia ettiği "düşman ceza hukuku"nu anlatırken dahi, "Şeyh Said'e hain, teröriste terörist demeye devam edeceğiz" diyebilen; iktidar ve muhalefet partilerinin temkinli yaklaştığı "çözüm süreci" gibi konularda net ve tavizsiz bir dil kullanabilen bir siyasetçi profili çizdi

Bu, "popülarite endişesi taşımayan, ilkeleri uğruna risk alabilen" bir liderlik karakterin işaretiydi

Halkın Diliyle Gerçekçi Ekonomi Politikası 

Ekonomiyi sadece makro göstergelerle (GSYİH) değil, "fileleri boş pazarcılar""günde üç çay içemeyen emekliler" ve "defterdeki hayali kârlar" üzerinden anlatması, akademik bilgisini halkın gündelik gerçekliğiyle buluşturma becerisini gösterdi.

"Üretimi değil kâğıdı vergilendirmek" eleştirisi, karmaşık maliye politikalarını herkesin anlayabileceği bir dille ve isabetle teşhir etdi.

Proaktif ve Çözüm Odaklı

Sadece eleştirmekle kalmayıp, "Tertemiz Türkiye Projesi" gibi somut politika önerilerini gündeme getirmesi ve televizyonlara uzmanlarını davet etme çağrısı yapması, onu "şikayet eden değil, çözüm üreten" bir muhalefet lideri konumundaydı.

Ayrıca, erken seçim çağrısıyla çıkış yolunu işaret etmesi, stratejik bir siyasi hamlesiydi.

Karşıt Görüşlere Bile Saygı Uyandıran Bir İlkesellik

"Düşman ceza hukuku" altında kendisine yapıldığını söylediği muameleyi anlattıktan sonra, Fenerbahçe Başkanı için "kimseye düşman ceza hukuku uygulanmaması dileğini" ifade etmesi, onun ilkelerinin şahsi çıkarlarının önünde olduğunu ve "adil yargılama" talebinin evrensel olduğunu gösteren asil bir duruştur.

Ümit Özdağ Türkiye siyasetinde geleneksel kalıpların dışında, "entelektüel donanımı, tarihsel perspektifi, stratejik vizyonu ve tavizsiz ilkeleri" bir araya getiren nadir bir siyasi figür olduğunu bir kez daha ispatladı.

"Türk siyasetine getirdiği nitelikli, derinlikli ve cesur muhalefet dili ve kendi tabanını aşan bir siyasi akıl"  Türkiye'nin geleceğine dair ciddi bir "uyarı" ve "yol haritası" niteliğindeydi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Edirne’de düzenlenen Millet Toplantısı’nda yaptığı kapsamlı açıklamalarla yalnızca güncel siyasete değil, Türkiye’nin devlet aklına, adalet sistemine, ekonomisine ve güvenlik mimarisine dair tarihi nitelikte bir siyasi muhasebe ortaya koydu. Özdağ’ın konuşması, klasik bir miting hitabının ötesinde; bir devlet adamı ciddiyetiyle hazırlanmış, belgeye, rakama ve tarihsel hafızaya dayanan bir yol haritası olarak dikkat çekti.

Türkiye’nin dört bir yanını “Millet Meclisi”ne çevirme sözünü adım adım hayata geçiren Özdağ, Edirne’den verdiği mesajlarla terörle müzakereye karşı net duruşunuadaletteki çöküşe yönelik sert eleştirileriniekonomik yoksullaşmaya dair rakamlarla desteklenmiş tespitlerini ve milli güvenlikteki zafiyetlere ilişkin çarpıcı uyarılarını kamuoyunun vicdanına sundu.

Devlet Geleneği, Tarih Bilinci ve Vefa

Prof. Dr. Ümit Özdağ, konuşmasına Menemen’de şehit edilen Kubilay ve Cumhuriyetin kurucu isimlerinden İsmet İnönü’yü anarak başladı. Bu tercih, Özdağ’ın siyaset anlayışının merkezinde yer alan Cumhuriyet değerlerine sadakati ve tarihsel süreklilik bilincini bir kez daha ortaya koydu.

Düşman Ceza Hukuku Uygulanıyor

Özdağ, yaşadığı gözaltı ve yargı süreçlerini aktarırken, Türkiye’de hukukun evrensel ilkelerden uzaklaştığını vurguladı.

Beraatle sonuçlanan davaya rağmen sevinmediğini belirten Özdağ, asıl meselenin bireysel değil, sistematik bir adaletsizlik sorunu olduğunun altını çizdi. Bu sözler, salondaki basın mensupları tarafından hukuk devleti adına güçlü bir alarm olarak değerlendirildi.

Ekonomide Acı Tablo, “6 Kat Büyüme Var, 6 Kat Fakirleşme de Var”

Asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasını sert sözlerle eleştiren Özdağ, iktidarın ekonomi politikalarını rakamlarla çürüttü.

2002’de asgari ücretle 8,5 çeyrek altın alınabilirken bugün 2,8 çeyrek altına düşüldüğünü hatırlattı.

16 milyon emekli, dul ve yetimin açlığa mahkûm edildiğini vurguladı.

Özdağ’ın ekonomi değerlendirmesi, slogandan uzak, akademik arka planı olan ve toplumsal gerçeklikle birebir örtüşen bir analiz olarak öne çıktı.

Üreticiyi Boğan Sisteme Sert Tepki

Enflasyon muhasebesi üzerinden esnaf ve sanayiciye yüklenen vergi baskısını “mali akıl tutulması” olarak niteleyen Özdağ, üretimi değil, hayali kârı vergilendiren bir anlayışın Türkiye’yi çöküşe sürüklediğini ifade etti.

Bu bölüm, iş dünyasına doğrudan hitap eden nadir ve net siyasi çıkışlardan biri olarak kayda geçti.

Terörle Müzakereye Karşı Net ve Tavizsiz Duruş

Şeyh Said ve PKK konusunda kullandığı ifadelerle tartışmasız bir duruş sergileyen Özdağ, “Zafer Partisi’nde terörle müzakere değil, mücadele vardır” sözleriyle çizgiyi kalın bir şekilde çekti.
Uyuşturucu-terör ilişkisine dair verdiği uluslararası kaynaklı örnekler ise, konuşmayı sadece politik değil, aynı zamanda güvenlik temelli bir analiz haline getirdi.

Milli Güvenlik ve İHA Skandalları

 Bu Bir Zafiyettir

Ankara semalarına kadar ulaşan yabancı İHA’ları hatırlatan Özdağ, Çelik Kubbe’nin hâlâ hayata geçirilememesini sert şekilde eleştirdi. S-400’lerin akıbetine dair soruları ise egemenlik vurgusuyla gündeme taşıdı.

Erken Seçim Çağrısı

Çözüm Türk Milletinin İradesidir

Konuşmanın finalinde Prof. Dr. Ümit Özdağ, 2026’nın Cumhuriyet tarihinin en zor yıllarından biri olacağına dikkat çekerek erken seçim çağrısında bulundu.

Çözümün adresinin sandık olduğunu vurgulayan Özdağ, Zafer Partisi iktidarında devletin “kuruluş ayarlarına” döndürüleceğini ifade etti.

Devlet Adamı Profili, Cesur Muhalefet

Edirne’deki bu konuşma, Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın yalnızca muhalefet eden değil; okuyan, hesaplayan, tarih bilen ve risk alan bir lider profili çizdiğini bir kez daha gösterdi.

Netliği, entelektüel donanımı ve tavizsiz duruşuyla Özdağ, Türk siyasetinde alışılmış kalıpların dışına çıkan güçlü bir alternatif olarak öne çıktı.

yilmazparlar@yahoo.com

20 Aralık 2025 Cumartesi

Sofralar Sergisi, Tasarımın Sınırlarını Zorladı-Yılmaz Parlar

  

İstanbul, Yaratıcılığın ve Lüksün Küresel Buluşma Noktası Oldu

Sofralar Sergisi'nden Göz Kamaştıran Tablolar

Toprak Ana'nın İlhamı, Lavantanın Ruhu ve Güllerin Dili İstanbul'da Buluştu

KM Events'in Kurucusu Meltem Bayazıt Tepeler'in Vizyoner Liderliğinde Gerçekleşen Etkinlikte, Dünya Devleri ve Yerel Dehalar İstanbul'u Bir Yaratıcılık Laboratuvarına Çevirdi.

Sofralar Sergisi-Yaratıcılık Konferansı, bu yıl da sadece bir fuar değil, Türkiye'nin yaratıcı ekonomisinin, tasarım gücünün ve misafirperverlik kültürünün uluslararası arenadaki en parlak vitrini oldu.

Meltem Bayazıt Tepeler ve KM Events ekibinin azmi, İstanbul'u bir kez daha dünya etkinlik endüstrisinin haritasında çok daha güçlü bir noktaya taşıdı.

Dünya etkinlik ve düğün sektörünün nabzı, bu yıl dördüncü kez İstanbul'da attı. Meltem Tepeler’in kurucu başkanlığındaki KM Events tarafından "Doğanın Işıltıları" temasıyla Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenen Sofralar Sergisi-Yaratıcılık Konferansı (17-19 Aralık 2025), sadece bir organizasyon değil, adeta bir "yaratıcılık şöleni"ne dönüştü.

Etkinlik, uluslararası dev isimlerin stantları, büyüleyici yerel tasarımlar ve sektörün geleceğini şekillendiren panellerle, Türkiye'nin bu alandaki iddiasını bir kez daha tüm dünyaya haykırdı.

 Başarının ardındaki isim olan Meltem Bayazıt Tepeler, gösterdiği üstün organizasyon başarısı ve Türkiye'yi küresel arenada bir tasarım merkezi haline getirme tutkusuyla bir kez daha takdir topladı.

Göz Alıcı Stantlardan Bir Seçki Rüyalar, Lavantalar Ve Güller

Etkinlik alanını gezen ziyaretçiler, her biri birer sanat eseri niteliğindeki stantlarla karşılaştı. Uluslararası yıldızların yanı sıra, yerel tasarımcıların derin hikayeleri de fuara ayrı bir ruh kattı.

Tuğba Şeker Bekoğlu – Toprak Ana'nın Köklerinden Doğan Sanat

 Tasarımcı Tuğba Şeker Bekoğlu, "Cennet Ağacı"ndan ilham alan ve bir rüyayı anımsatan standıyla büyüledi.

"Toprak Ana'nın çağrısına kulak verdim" diyen Bekoğlu, doğanın kadim hikayesini, elle ördüğü dokular, ahşap ve doğal malzemelerle anlatarak, ziyaretçileri zamanda bir yolculuğa çıkardı. Stand, geçmişle gelecek, doğa ile sanat arasında köprü kuran etkileyici bir deneyim sundu.

Maison Riva – Kadın Emeğiyle Örülen Lavanta Kalpleri

Melek yatırımcı Aslı Öymen koordinatörlüğünde, Aysun Sporel ve Alman asıllı Eva Kent'in Riva'lı kadınlara öğrettiği geleneksel bir el sanatı olan "Lavanta Kalpleri", stantta büyük ilgi gördü.

18. yüzyıldan gelen ve Güney Fransa'da sevgi sembolü olan bu el yapımı kalpler, organik lavantalarla örülüyor. Proje, kadınlara ek gelir sağlarken, unutulmaya yüz tutmuş bir geleneği de yaşatıyor. Mis kokulu kalpler, lüks sofralar ve özel hediyeler için vazgeçilmez bir seçenek olarak öne çıktı.

Birsel Kabahor – Güllerden Yapılmış Elbise 

Almanya'da düğün organizasyonları yapan tasarımcı Birsel Kabahor, tamamen gerçek güllerden tasarladığı nefes kesici bir elbise ile fuarın en çok fotoğraflanan köşelerinden birine imza attı.

 "Doğanın Işıltıları" temasını en romantik ve çarpıcı şekilde yorumlayan bu eser, seyircileri adeta büyüledi.

Sektörün Global Yıldızları İstanbul Sahnesindeydi

Konferans programı, dünya çapında ses getiren isimlerin bilgi ve vizyonlarını paylaştığı panellerle doluydu. Katılımcılar, sektörün geleceğine dair kritik başlıkları tartışma fırsatı buldu:

"Ağırlama ve Etkinlik Dünyasında Yeni Lüksün Tanımı" panelinde, Sharon Sacks (Sacks Productions), Danielle Nay (Blu Fire), Fabrice Orlando (Cocoon Events) ve Jamie Aston (Floral Artist) gibi, dünyanın en ünlü isimlerine etkinlik hazırlamış uzmanlar, lüks anlayışının nasıl dönüştüğünü anlattı. Panel, Radisson Otel Grubu'ndan Yeşim Doğukan tarafından yönetildi.

"Farklı Destinasyonlarda Yaratıcı Deneyimlerle Lüksü Yeniden Tanımlamak" oturumunda ise Endonezya'dan Brezilya'ya, ABD'den Meksika'ya uzanan geniş bir coğrafyadan gelen tasarımcılar (Nefianto Setiono, Erica Jones, Simone Tostes, Andréa Guimarães, Diana Sandoval), kültürlerarası bir lüks tanımı yaptı. Oturumu, Catwalks Productions'tan Frieha Altaf moderasyonunda yürüttü.

"Etkinlik ve Düğün Derneklerinin Geleceği" 

panelinde, uluslararası dernek liderleri bir araya geldi. ILEA ve TUED ev sahipliğindeki oturumda, Meltem Tepeler de Türkiye perspektifini aktararak, küresel iş birliklerinin önemine vurgu yaptı.

"Türkiye’de Gastronomide Yaratıcılık" paneli, yıldız şefleri bir araya getirdi. Michelin Yıldızlı şefler Ulaş Durmaz, Bahtıyar Büyükduman ve Buğra Özdemir'in yanı sıra sektörün duayen isimleri, Türk mutfağının etkinliklerdeki yükselen rolünü tartıştı.

yilmazparlar@yahoo.com

12 Aralık 2025 Cuma

Ümit Özdağ, -Tertemiz Türkiye Projesi-Yılmaz Parlar

  

Özdağ’dan Zehire Karşı Büyük Yemin Türk Gençliğine Kurulan Kapan Kırılacak

Türk Milletinin Evlatlarını Kurtarma Yemini, Uyuşturucuya Karşı Büyük Başkaldırı

Türkiye’ye Atılan Sessiz Kurşunları Durduracağız, Ümit Özdağ’dan Toplumsal Temizlik Harekâtı

Dünya, daha önce hiçbir dönemde olmadığı kadar uyuşturucu kartellerinin pençesinde. Latin Amerika’dan Asya’ya, Avrupa’dan Afrika’ya kadar uzanan karanlık bir ağ; gençliği, aileleri ve ulusların geleceğini kemiren görünmez bir savaş yürütüyor.

Bu savaşın cephanesi uyuşturucu, kazancı milyarlarca dolar, hedefi ise insanlığın en savunmasız kesimleri: gençler.

Uzun süredir sessiz bırakılan uyuşturucu meselesini yüksek sesle dile getiren ender isimlerden biri olan Ümit Özdağ’ın, uyuşturucu tehdidinin ülke çapındaki etkisini gündeme taşıması, toplumsal sorunlara karşı gösterdiği duyarlılığı bir kez daha ortaya koydu.

Zehir Savaşı, Dünya Yanıyor, Türkiye'nin Son Şansı “Tertemiz Türkiye”

Dünya, uyuşturucunun yarattığı sosyal çöküş, şiddet ve ölüm sarmalında debelenirken, Türkiye bu illetin en ağır bedellerini ödeyen ülkelerin başında geliyor.

Bugün sokakta satılan her bir gram zehir, sınır ötesinden gelen bir silaha, bir tetiğe, bir cinayete dönüşüyor. Uyuşturucu satılıyor, para silaha dönüşüyor; baronlar iki kez kazanıyor, toplum ise iki kez kaybediyor.

Tam da bu nedenle Türkiye’de atılan her kararlı adım, yalnız bir politik hamle değil; bir milletin varlık mücadelesi anlamına geliyor.

Sadece bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda organize suç, terör finansmanı ve milli güvenlik meselesi haline gelen uyuşturucu, gençliğimizin geleceğini ve toplumun temel dokusunu kemiriyor.

Avrupa'da organize suç endeksinde birinci sırada yer alan Türkiye, uyuşturucu pazarı haline getirilme tehlikesiyle yüz yüze.

Her geçen gün düşen kullanım yaşı, parçalanan aileler ve sokakları mesken tutan "zombiler", ülkenin içine düştüğü vahim tablonun sadece görünen yüzü.

Tertemiz Türkiye Vizyonu

Özdağ'dan, Uyuşturucu İle Mücadelede Radikal ve Köklü Dönüşüm Planı

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye'nin kanayan yarası haline gelen uyuşturucu ve sanal kumar belasına karşı, "Tertemiz Türkiye Projesi" adını verdiği kapsamlı ve radikal bir mücadele planını açıkladı.

Özdağ'ın basın toplantısında sunduğu politika, mevcut yaklaşımlardan köklü bir kopuşu temsil ediyor.

Suçu "bireysel" olmaktan çıkarıp "toplumsal saldırı" ve "narko-terör" olarak tanımlayan Özdağ, soruna sadece polisiye tedbirlerle değil, hukuki, idari, sosyal ve ekonomik boyutları olan topyekûn bir savaş konseptiyle cevap vermeyi hedefliyor.

Bu cesur ve detaylı yol haritası, konuya ilişkin bugüne kadar açıklanmış en sert ve en kapsamlı siyasi program olarak dikkat çekiyor.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye’nin belki de son yıllardaki en kapsamlı, en kararlı ve en sert uyuşturucu–sanal kumar mücadele planını açıkladı:

Tertemiz Türkiye Projesi

Bu proje bir politika değil; bir milli mücadele manifestosu.
Bu açıklama bir basın toplantısı değil; Türkiye’nin zehir baronlarına, mafya odaklarına, narko-terör örgütlerine karşı ilan edilmiş bir savaş bildirisidir.

Ve bu mücadelede Özdağ’ın kararlılığı tek bir cümlede kristalleşiyor:

“Zehir tacirlerine, ruhları cehenneme gitmeden yeryüzünde cehennemi yaşatacağız.”

Türkiye’yi Sarsan Gerçekler

Özdağ’ın açıklamasında ortaya koyduğu tespitler yalnız politik bir çıkış değil; istihbaratçıların, emniyet müdürlerinin, doktorların, ekonomistlerin imzasını taşıyan somut uyarılar:

Türkiye bugün Avrupa’nın 1 numaralı organize suç ülkesi.

Uyuşturucu kullanım yaşı 15 yaşın altına indi.

291 bin mahkûmun 3’te 1’i uyuşturucu suçlusu.

2 milyona yakın bağımlı var.

Yalnız İstanbul’da binden fazla tetikçi, 10 ana çete altında örgütlü.

PKK, Avrupa’daki uyuşturucu pazarının %65’ini kontrol ediyor.

Yabancı mafyalar Türkiye’yi üs haline getirdi.

Bu tablo, sıradan bir asayiş sorunu değil; bir güvenlik krizi, bir milli bekâ meselesi.

Özdağ'ın Açıkladığı Dev Politika

Çekirdeğini oluşturan, Özdağ’ın “milat niteliğinde” ilan ettiği uygulamalardan bazıları:

Özdağ’ın Projesinde Öne Çıkan Maddeler

Uyuşturucu ile Mücadele Yasası çıkarılacak.

Uyuşturucu çeteleri terör örgütü sayılacak.

Uyuşturucu ve sanal kumarda infaz indirimi olmayacak.

Çetelerle bağlantılı siyasetçi ve bürokratların mal varlığına el konulacak.

Tedavi gönüllü değil zorunlu hale getirilecek.

Sınırlar uyuşturucu insan kaynağına kapatılacak.

İstanbul çetelerden geri alınacak – merkez üssü burada kurulacak.

Devasa tedavi ve rehabilitasyon merkezleri kurulacak.

Bu maddeler yalnız güvenlik hamlesi değil; coğrafi, sosyolojik ve ekonomik bir temizlenme operasyonu.

Uyuşturucu Olan Yerde Savaş Vardır

Her uyuşturucu örgütü bir istihbarat örgütüne, bir terör yapısına, bir dış bağlantıya dayanır.
Her zehir pazarı, bir başka coğrafyada patlayan silahın parasını öder.
Her bağımlı, yalnız bir sağlık kaybı değil; bir toplumun geleceğinden çalınan bir asker, bir mühendis, bir öğretmen, bir anne, bir baba…

Uyuşturucu olan yerde savaş vardır.
Savaşın olduğu yerde baronlar kazanır, millet kaybeder.

Uyuşturucu Mafyasına Darbe Vakti: Özdağ’dan Millî Direniş Çağrısı

Bu Mücadele Beklemez

Zafer Partisi’nin Tertemiz Türkiye Projesi, “bir gün” değil; “bugün” yapılması gereken bir devlet refleksi.
Bu mücadeleyi ertelemek, nesilleri göz göre göre feda etmektir.
Bu mücadeleyi zayıflatmak, baronların işine, çetelerin ekmeğine yağ sürmektir.

Devrim Niteliğinde “Tertemiz Türkiye" Uyuşturucuya Köklü Çözüm

Ümit Özdağ'ın açıkladığı "Tertemiz Türkiye Projesi", uyuşturucu belasının ancak köklü, kararlı ve multidisipliner bir yaklaşımla çözülebileceğini ortaya koyuyor. Sorunu sadece güvenlik boyutuyla değil, bağımlılıkla mücadele, aile destek sistemleri, sosyal rehabilitasyon ve uluslararası işbirliği boyutlarıyla ele alan bu plan, umutsuzluğa kapılan ailelere ve millete bir çıkış yolunu işaret ediyor.

Bu nedenle Özdağ’ın final sözleri yalnız bir kapanış değil;
Bir millet çağrısıdır:

“Türk milleti bilsin ki; Türkiye Zafer Partisi’yle bu mücadeleyi kazanacak. Tertemiz bir Türkiye’de buluşacağız.”

Toplumun en hassas yaralarından biri olan uyuşturucu problemi konusunda sergilediği kararlı tavır, Özdağ’ı bu alanda öne çıkan nadir siyasetçilerden biri hâline getiriyor.

Konuyu görmezden gelen sessizliğe karşı cesur çıkışı, kamuoyunda ‘bu meselede nihayet bir ses yükseldi’ yorumlarını beraberinde getiriyor. Genç nesli hedef alan tehlikelere karşı verdiği mücadele, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken liderlik refleksinin de altını çiziyor.

yilmazparlar@yahoo.com




#TertemizTürkiye, #UyuşturucuylaMücadele, #ÜmitÖzdağ, #ZaferPartisi, #UyuşturucuyaDurDe, #GençliğiKoru, #SanalKumaraHayır, #OrganizeSuçlaMücadele,

#ZaferPartisi, #NarkoTerör, #UyuşturucuÇeteleri, #SanalKumar, #GençliğeSahipÇık, #AileYıkımı, #MilliGüvenlik, #OrganizeSuç, #PKK, #UyuşturucuSavaşı, #TedaviZorunluOlsun, #İnfazİndirimiOlmasın, Türk Gençliğine Kurulan Kapan Kırılacak, Özdağ’dan Zehire Karşı Büyük Yemin, Zehir İmparatorluğuna Savaş,


16 Kasım 2025 Pazar

KKTC, 42. Kuruluş Yıldönümünü Kutladı-Yılmaz Parlar

 İstanbul’da Büyük Coşku: KKTC, 42. Kuruluş Yıldönümünü Gururla Kutladı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 42. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle, 15 Kasım 2025 Cumartesi Akşamı, CVK Park Bosphorus Hotel’de görkemli bir Cumhuriyet resepsiyonu düzenlendi.

Başkonsolos Zalihe Mendelli ev sahipliğindeki bu özel geceye Türkiye ve KKTC’den üst düzey protokol, diplomatlar, siyasi parti ve STK temsilcileri, iş dünyası ve Kıbrıs Türk toplumu yoğun katılım gösterdi.

Katılımcılar; KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilci Vekili Mehmet Zahit Uzun İpekyolu Stratejik Araştırmalar Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya Karapapak Türkleri Birliği Kurucu Genel Başkanı Dr. Seyfullah Türksoy, Türk Kuzey Kıbrıs Türk Ticaret Odası Derneği (TKKTTO ) Prof Dr. Uğur Özgöker , Zafer Partisi’ni temsilen Zafer partisi  İstanbul İl Başkan Yardımcısı Elvan Ersoy başta olmak üzere siyasi parti temsilcişleri, STK Başkanları ve Temsilcileri. Marmara Grubu Stratejik Ve Sosyal Araştırmalar Vakfı Genel Başkanı ve Fahri Konsolos Akkan Süver, Marmara Grubu Vakfı- AB ve İnsan Hakları Platformu Başkanı Müjgan Suver, KKTC İstanbul Konsolosu Ülkü Alemdar, Kıbrıs Türk Kültür Derneği Başkanı Zehra Bilge Eray, Eski KKTC İstanbul Konsolosluğu Ekonomi Ataşesi Cahit Kayıarslan.

Resepsiyonda konuşan Mendelli, “Türk halkı için bir dönüm noktası olan eşsiz fedakarlıklar ve mücadelelerle kurduğumuz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 42’nci kuruluş yıl dönümünü bu yıl İstanbul’da sizlerle birlikte kutlamaktan büyük mutluluk ve onur duyuyorum” dedi.

Mendelli sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Bir halkın ulaşabileceği en yüce ve onurlu mertebe, bağımsız devlet kurma mertebesidir. Kıbrıs Türk halkı da bu mertebeye 15 Kasım 1983’te ulaşmıştır. Bugün şanlı bayraklarımızın altında başı dik, onurlu bir şekilde özgürce yaşayabiliyorsak, bunu aziz şehitlerimize, kahraman gazilerimize, ulusal kahramanlarımıza, Dr. Fazıl Küçük’ten Rauf Denktaş’a uzanan ecdadımıza ve her zaman yanımızda olan ana vatan Türkiye’ye borçluyuz.”

Ayrıca Mendelli, uluslararası baskılara ve izolasyonlara rağmen KKTC’nin egemen, bağımsız bir devlet olarak varlığını sürdüreceğine dair kararlılığını vurguladı:



“Kıbrıs adasının gerçek sahipleri olduğumuzu Rumlara ve tüm dünyaya bir kez daha hatırlatmak isteriz. Bugün 85 milyon Türkiye arkamızda olduğu için büyük bir güçtür. KKTC, hukukun üstünlüğüne dayalı kurumları ve bağımsız yapısıyla her geçen gün daha da güçlenecektir.”

Mendelli ayrıca, Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağı kazasında şehit olan askerleri de saygıyla yad etti ve “şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum” ifadelerini kullandı.

Tören, saygı duruşu, İstiklal Marşı ve KKTC’nin kuruluş mücadelesini anan konuşmalarla devam etti. İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut da törende yaptığı konuşmada, “Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve uluslararası tanınırlığının artması” gerektiğini vurguladı.

Bu resepsiyon, sadece bir yıl dönümü kutlaması değil; Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin İstanbul’da yükselen sesi oldu. Zalihe Mendelli’nin güçlü vurguları, KKTC’nin demokratik ve egemen kimliğini hem diplomatik hem sembolik düzeyde perçinledi. Bu tür etkinlikler, Kıbrıs meselesine dair farkındalığı artırırken, ana vatan Türkiye ile yavru vatan KKTC arasındaki derin bağın da bir kez daha altını çiziyor.

Ertuğruloğlu'dan Tarihi Açıklama 'Artık Aynı Evde Yaşamak Yok, İki Ayrı Egemen Devlet Gerçeği Var!'"

KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, KKTC'nin 42. kuruluş yıldönümünde yaptığı tarihi konuşmada, "Artık gelecekte Kıbrıs adasında Türklerle Rumların kuracağı yeni bir ortaklık diye bir şey söz konusu değildir. Aynı evde yaşamayı denedik olmadı, çünkü ortağımız bizi kendine eşit kabul etmiyor. Kıbrıs adasını bir Helen adası görüyor. Dolayısıyla aynı evde yaşayamayacaksak komşular olarak iki ayrı evde yaşayacağız" açıklamasını yaptı.

Ertuğruloğlu, egemenlik vurgusunu şu sözlerle perçinledi: "Siyasi eşitlik asla yeterli değildir. Bunun bir anlamı olabilmesi için egemen eşitliğe dayandırılması gerekir. Egemen eşitlik dediğiniz anda da iki ayrı egemen devlet demektir. Ana vatanımız Türkiye Cumhuriyeti'nin kararlılığı ise bizim en büyük gücümüzdür."

Bu anlamlı gecede, Türk Kuzey Kıbrıs Türk Ticaret Odası Derneği (TKKTTO) Başkanı Prof. Dr. Uğur Özgöker, son eseri olan “Kıbrıs Barış Harekâtından Sonra Türkiye–Batı Paktı İlişkileri” adlı kitabını konuklara imzalayarak armağan etti. Prof. Dr. Özgöker’in nazik jesti resepsiyona damgasını vururken, protokol üyeleri ve davetliler tarafından büyük memnuniyetle karşılandı.

Özgöker, imzalı kitaplarını; üyesi olduğu Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı Genel Başkanı ve Fahri Konsolos Akkan Süver’eİpekyolu Stratejik Araştırmalar Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya Karapapak Türkleri Birliği Kurucu Genel Başkanı Dr. Seyfullah Türksoy’aMarmara Grubu Vakfı AB ve İnsan Hakları Platformu Başkanı Müjgan Suver’e ve Gebze Güzeller OSB Başkanı Adem Ceylan’a takdim ederken objektiflere yansıyan samimi görüntüler resepsiyonun en özel anlarından biri oldu.

Kitabın İçeriği;

Prof. Dr. C. Uğur Özgöker ve Mehmet Özbay tarafından kaleme alınan “Kıbrıs Barış Harekâtından Sonra Türkiye–Batı Paktı İlişkileri”, 1974 Harekâtı sonrası Türkiye’nin dış politikasında yaşanan köklü dönüşümü akademik bir perspektifle ele alıyor.

Çalışma;

Türkiye–Batı ilişkilerinin Soğuk Savaş bağlamındaki seyrini,

NATO, ABD ve Avrupa ile yaşanan diplomatik kırılmaları,

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın Türkiye’nin uluslararası pozisyonu üzerindeki etkilerini,

Batı Paktı ile işbirliği süreçlerinde karşılaşılan stratejik zorlukları

yilmazparlar@yahoo.com

9 Kasım 2025 Pazar

16. Boğaziçi Zirve-Avrupa Ekonomi Senatosu -Yılmaz Parlar

 

Avrupa Ekonomi Senatosu’ndan Türkiye’ye Güçlü Mesaj; “Yeni Dünyanın Denge Ülkesi Türkiye”

“Küresel Zorluklar: Yeni Gerçeklere Uyum” temasıyla gerçekleşen 16. Boğaziçi Zirvesi, Avrupa Ekonomi Senatosu’nun vizyoner liderliğiyle küresel diyaloğa yeni bir ivme kazandırdı.

Avrupa Ekonomi Senatosu; Barış, İşbirliği ve İstikrarın Küresel Akıl Merkezi

Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından 6–7 Kasım 2025 tarihlerinde Four Seasons Bosphorus Hotel’de düzenlenen 16. Boğaziçi Zirvesi, “Küresel Zorluklar: Yeni Gerçeklere Uyum” temasıyla dünyanın dört bir yanından liderleri bir araya getirdi.

Zirveye bu yıl damgasını vuran kuruluş ise, Avrupa’nın ekonomi ve demokratik geleceğinde önemli rol üstlenen Avrupa Ekonomi Senatosu (EES) oldu. UİP Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Özgencil’in de senatör üyesi olduğu bu seçkin yapı, Avrupa Parlamentosu’nun en saygın isimlerinden Dr. Ingo Friedrich liderliğinde güçlü bir katılım gösterdi.

EES, sadece bir ekonomi platform değil; etik liderlik, barış diplomasisi ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında Avrupa’nın vicdanı olarak görülüyor. Münih merkezli yapı, Brüksel, Berlin ve Zürih’teki ofisleriyle Avrupa ekonomisinin nabzını tutarken; Microsoft, Audi, Deutsche Bank, UBS ve Telekom gibi devlerin CEO’larını da bünyesinde barındırıyor.

Dr. Ingo Friedrich, “Avrupa, Türkiye ve Arap Dünyası El Ele Verirse, Dünya Barışını Gerçekleştirebiliriz”

Zirvenin açılışında konuşan Avrupa Ekonomi Senatosu Başkanı ve Avrupa Parlamentosu eski Başkan Yardımcısı Dr. Ingo Friedrich, Avrupa-Türkiye ilişkilerine dair tarihi bir mesaj verdi;

“Rusya, Hindistan ve Türkiye, yeni dünya düzenini tanımlamakla sorumludur. Avrupa, Türkiye ve Arap dünyasındaki dostlarımız güçlerini birleştirirse; istikrarlı, barışçıl ve adil bir dünya inşa edebiliriz.”

Friedrich, yapay zekânın küresel dengeyi nasıl etkileyebileceğine dair dikkat çekici bir yorumda bulunarak, “Yapay zekâya, yeni bir dünya düzeni nasıl kurulur diye sorun. Çünkü artık akıl, sadece insanda değil, sistemin bütününde aranmalı,” dedi.

Türkiye’nin, sahip olduğu jeopolitik konum ve kültürel çeşitlilik sayesinde, İsrail-Filistin krizinin çözümünde bile denge unsuru olabileceğini vurgulayan Friedrich, “Türkiye’nin rolü, bölgesel barışın anahtarıdır,” ifadesiyle büyük alkış aldı.

 “Türkiye, Avrupa’nın En Önemli Ekonomi Ortağıdır”

yaptığımız özel söyleşide sorularımıza Friedrich, Türkiye’nin Avrupa için vazgeçilmez bir ekonomi partner olduğunu belirtti;

“Türkiye, Avrupa’nın ilk on ticaret ortağı arasında. İhracatının %40’ı Avrupa’ya gidiyor. Almanya’dan Türkiye’ye yapılan yatırımlar 13 milyar Euro’yu aşmış durumda. Bu, iki kıta arasındaki karşılıklı güvenin en somut göstergesidir.”

Friedrich, Türkiye’nin AB üyeliğinin bir hedef değil, iki taraf için de uzun vadeli bir stratejik hazırlık süreci olması gerektiğini belirterek, “Yakın işbirliğiyle başlayalım, sonunda Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine ulaşalım,” Şeklinde cevapladı.

Finansın Yeni Rotası: Dijitalleşme, Risk Yönetimi ve Yapay Zekâ

Zirvede düzenlenen “Finansın Yeni Rotası: Riskler, Fırsatlar, Dijitalleşme ve Bankacılıkta Yeni Kurallar” başlıklı panelde, Avrupa Ekonomi Senatosu Türkiye-Orta Doğu Başkanı Iraj Alipour dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Alipour, dijital ödeme sistemleri ve yapay zekâ tabanlı finansal çözümler üzerine kurulu projelerini anlatarak, “Turistlerin finansal erişimini kolaylaştıran ZPay sistemini Türkiye’de kurduk. Bu sistem, hem bankacılıkta güveni artıracak hem de turizme yeni bir soluk getirecek,” dedi.

Ekonomide dijitalleşmenin “yeni güven dalgası” olacağını söyleyen Alipour, “Türkiye gibi dinami ekonomiler, yapay zekâyı sosyal faydayla birleştirebilirse, enflasyonla mücadelede de öncü olur,” sözleriyle dikkat çekti.

Türkiye: Avrupa ve Afrika Arasında Yeni Denge Gücü

Avrupa Ekonomi Senatosu’nun vizyonu, Türkiye’nin küresel sistemdeki yerini güçlendiren bir anlayış üzerine kurulu. Dr. Friedrich’in ve Alipour’un açıklamaları, Türkiye’nin Avrupa’nın ekonomi geleceğiyle doğrudan bağlantılı olduğunun en somut kanıtı niteliğinde.

Bugün artık dünya, “Avrupa’sız Türkiye” veya “Türkiye’siz Avrupa” denklemini geride bırakıyor.
Yeni çağın rotası; ekonomi dayanışma, dijital dönüşüm ve ortak barış vizyonu ekseninde yeniden çiziliyor.

Avrupa Ekonomi Senatosu’nun 16. Boğaziçi Zirvesi’ndeki güçlü varlığı, Türkiye’nin artık sadece bir “bölgesel aktör” değil, küresel aklın merkezinde yer alan stratejik ortak olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Türkiye’nin dinami ekonomisi, kültürel köprü rolü ve yenilikçi girişimci ruhu; Avrupa’nın geleceğini sadece tamamlamıyor, ona yeni bir yön de veriyor.

“Türkiye, Avrupa’nın eksik halkası değil; Avrupa vizyonunun geleceğidir.”

yilmazparlar@yahoo.com

20 Ekim 2025 Pazartesi

Ümit Özdağ Tek Çözüm Erken Seçim-Yılmaz Parlar

  

Ümit Özdağ Manisa’da Türkiye’nin Gündemine Yön Verecek Açıklamalarda Bulundu Stratejik Etkili Mesajlar Verdi

“Türkiye’nin yeniden ayağa kalkması için halk sandığa gitmeli”

Gerçeklerin Sesi, Ümit Özdağ Neden Farklı?

Türkiye’nin siyasal ve ekonomik çıkmazında, halkın umudunu yeniden örgütlü bir vizyona dönüştüren liderlerden biri hiç kuşkusuz Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ.
Onun sözleri, sıradan bir muhalif çıkışı değil; akademik birikimle donanmış, vatansever bir uyarı çağrısı niteliğinde.

Özdağ, “tek çözüm erken seçim” derken sadece bir siyasi hedef değil, ülkenin yeniden nefes alması için demokratik bir zorunluluğu vurguluyor.

Ümit Özdağ Manisa’da Basınla Buluştu

Gündem KKTC, Ekonomi, Güvenlik ve Erken Seçim

“AK Parti Ersin Tatar’ı Gerçek Anlamda Desteklemedi”

“5 Milyar Dolarlık Yatırım Mısır’a Gitti”

“İsrafa Dayanan Politikalar Türkiye İçin Çözüm Değil”

“Türk Polisine ‘Düşman’ Diyen Zihniyetle Karşı Karşıyayız”

“Tek Çözüm Erken Seçim”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Manisa programı kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gündeminde hem KKTC seçimleri hem de Türkiye’nin ekonomik ve güvenlik sorunları vardı. Ancak toplantının merkezine damgasını vuran cümle, netti:

 “AK Parti Ersin Tatar’ı Gerçek Anlamda Desteklemedi”

Özdağ, KKTC seçimlerine ilişkin yaptığı açıklamada, “AK Parti, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı destekler gibi görünüp aslında desteklemedi. Bu, Kıbrıs Türk siyasetinde herkesin farkında olduğu bir gerçektir” ifadelerini kullandı.

Akademik geçmişine ve Kıbrıs konusundaki birikimine değinen Özdağ, iki devletli çözümün önemine dikkat çekerek “Federasyon görüşmelerine dönmek, Kıbrıs Türklüğünü belirsizliğe atar” dedi.

 “5 Milyar Dolarlık Yatırım Mısır’a Kaçtı!”

Manisa’daki konuşmasında ekonomiye geniş yer veren Özdağ, Türkiye’nin sanayi üretiminde yaşanan çöküşe dikkat çekti:

“Tekstil sektörü çöküyor. Emek yoğun bu alanın 5 milyar dolarlık yatırımı Mısır’a gitmiş durumda. Bu, AK Parti’nin yanlış ekonomi politikalarının sonucudur.”

Özdağ, israfa dayalı ekonomi anlayışını da sert sözlerle eleştirdi:

“Neoliberal ekonomi politikaları Türkiye için çözüm değildir. Rantiyeye ve israfa dayanan sistem Türkiye’yi bitiriyor.”

Organize Suç ve Uyuşturucu Alarmı

 “Şehirler Çetelere Teslim Edildi”

Zafer Partisi lideri, Türkiye’nin organize suç, uyuşturucu ve sanal kumar sarmalında olduğunu belirterek yeni bir “Tertemiz Türkiye Projesi” başlattıklarını duyurdu.

“Artık sokaklarımızda makineli tüfekli çeteler dolaşıyor. Uyuşturucu ortaokul kapılarına kadar indi. Bu tablo, devlet otoritesinin çöküşüdür.”

 “Türk Polisine ‘Düşman’ Diyen Bir Zihniyetle Karşı Karşıyayız”

Ümit Özdağ, terörle mücadele konusundaki açıklamalarında da kararlıydı:

“Türk polisine ‘düşman’ diyen bir zihniyetle karşı karşıyayız. Öcalan’a ‘kurucu önder’ diyen anlayış, Cumhuriyet’in temellerine ihanettir.”

Özdağ, “Cumhuriyetin bir tek kurucu önderi vardır: Gazi Mustafa Kemal Atatürk,” diyerek sözlerini noktaladı.

 “Göçmen Politikası Türkiye’yi Çökertiyor”

Basın toplantısında sığınmacı ve kaçak sorununa da değinen Özdağ, Türkiye’nin “sosyolojik ve ekonomik dengelerini kaybettiğini” söyledi:

“13 milyon fazladan insanla ev kiraları katlanıyor. TOKİ artık ev satmak için değil, kiraya vermek için ev yapıyor. Bu, yanlış göç politikasının sonucudur.”

 “Erken Seçim Tek Çözüm”

Türkiye İçin Yeni Bir Başlangıç

Zafer Partisi lideri, Türkiye’nin mevcut yönetim anlayışıyla krizleri aşamayacağını belirterek erken seçim çağrısını yineledi:

“Bu hükümet Türkiye’yi yönetemiyor. Ekonomiden güvenliğe, dış politikadan adalete kadar her alanda tıkanma yaşanıyor. Tek çözüm erken seçimdir.”

Neden Erken Seçim Türkiye’nin Kazancı Olur?

Dile getirilen, “Bugün Türkiye, tarihinin en kritik kavşaklarından birinde. Toplumsal güvenin azaldığı, ekonomik dengelerin sarsıldığı, adalet duygusunun erozyona uğradığı bu dönemde erken seçim, sadece bir politik talep değil, milli bir ihtiyaç olduğu” vurgusu  

Ümit Özdağ’ın Manisa’daki erken seçim çağrısı, Ülkesini seven, devlet aklıyla düşünen bir liderin isabetli çözümdü.

Türkiye erken seçime giderse;

Demokrasi yeniden nefes alacak,

Üretim ve adalet merkezli bir ekonomi inşa edilecek,

Halkın iradesi siyasetin rotasını yeniden belirleyecek.

Özdağ’ “Erken seçim Türkiye’nin yeniden dirilişidir.”

yilmazparlar@yahoo.com

17 Ekim 2025 Cuma

Aylin Özsavaş Neden TÜRSAB'a Aday-Yılmaz Parlar

  

Liderliğin Yeniden Tanımı İçin, Aylin Özsavaş

TÜRSAB'ın Geleceği İçin, Aylin Özsavaş

Özel Röportaj;

15 Ekim 2025 Çarşamba akşamıTaksim Hill Hotel’de,  TÜRSAB Başkan Adayı Aylin Özsavaş sektör temsilcileriyle bir araya geldiği.Toplantı sonrası TÜRSAB Başkan Adayı Aylin Özsavaş ile yaptığımız özel kısa söyleşide özetle; 

“Türkiye turizminin dönüm noktalarından birindeyiz. Sektörümüzün geleceğini şekillendirecek, onu daha ileriye, daha güçlü ve daha adil bir noktaya taşıyacak bir tercihle karşı karşıyayız.

Bu tercih, sadece bir Başkan seçimi değil; aynı zamanda bir vizyon, bir değişim ve bir yeniden doğuş seçimi olacak” diyen Aylin Özsavaş Neden TÜRSAB'a Bir Kadın Başkan?

Farklı Bakış Açısı, Dengeleyici Liderlik

 Turizm, doğası gereği sıcak, şefkatli, kucaklayıcı ve ince detaylara önem veren bir sektördür. Bu özellikler, kadın liderlerin doğuştan getirdiği ve yönetim tarzlarına yansıttığı güçlü yönlerle birebir örtüşmektedir.

Bir kadın başkan, sektöre daha dengeli, daha kapsayıcı ve daha analitik bir bakış açısı getirecektir.

Sorunlara çözüm üretirken farklı perspektifleri bir araya getirebilen, empati kurabilen ve uzlaşmacı bir dil kurabilen bir liderlik, TÜRSAB'ı daha da güçlendirecektir.

Detaylara Hakimiyet ve Öngörü

Kadın liderler, genellikle karmaşık sorunları çözmede gösterdikleri detaycı ve öngörülü yaklaşımlarla öne çıkarlar.

Kriz anlarında soğukkanlılığını koruyan, riskleri daha iyi yöneten ve olası senaryoları önceden hesap eden bir vizyon, turizm gibi dinamik bir sektör için hayati önem taşımaktadır. Aylin Hanım'ın kariyer geçmişi ve duruşu, bu özelliklerin somut bir kanıtıdır.

Değişimin ve Çağdaşlığın Sembolü

TÜRSAB'ın tarihinde ilk kez bir kadın Başkanın seçilmesi, sadece sektör için değil, tüm Türkiye için güçlü bir mesaj olacaktır.

Bu, TÜRSAB'ın değişen dünyaya ayak uyduran, modern, yenilikçi ve eşitlikçi bir yapıya kavuştuğunun en net göstergesidir.

Türkiye turizminin uluslararası arenadaki imajını güçlendirecek, marka değerimizi artıracak tarihi bir adımdır.

Dünyadaki Başarı Hikayeleri

Dünyanın dört bir yanında, turizm dahil birçok sektör, kadın liderlerin getirdiği taze kan ve yenilikçi yönetim anlayışıyla büyük sıçramalar kaydetmiştir. Kadınların liderliğindeki kuruluşların daha yüksek performans, daha güçlü takım çalışması ve daha sürdürülebilir başarılar elde ettiği artık bir sır değil. TÜRSAB'ın da bu global başarı hikayelerinden ders çıkarma zamanı gelmiştir.

Peki, Aylin Özsavaş  Başkan Olursa Ne Olur?

Yeni Bir Kulvar Açılır

TÜRSAB, sadece mevcut sorunları çözen değil, sektörü yeni hedeflere, yeni pazarlara ve yeni "kulvarlara" taşıyan dinamik bir yapıya kavuşur. Statik yönetim anlayışı yerine, sürekli gelişimi ve büyümeyi hedefleyen proaktif bir liderlik hâkim olur.

Güçlü Bir Söz Sahibi Olunur

Aylin Başkan, duruşu, bilgisi ve iletişim gücüyle TÜRSAB'ı hem ulusal hem de uluslararası platformlarda en etkili şekilde temsil eder. Sektörümüzün sorunlarına daha duyarlı, çözüm odaklı ve kararlı bir "söz sahibi" ortaya çıkar.

Adil Paylaşım Ve Duyarlı Yaklaşım Öncelik Olur

Sektördeki tüm paydaşların, büyük-küçük tüm acentelerin, çalışanların hakları ve menfaatleri daha adil bir şekilde gözetilir. Daha şeffaf, daha katılımcı bir yönetim anlayışıyla TÜRSAB, gerçek anlamda "sektörün çatı kuruluşu" kimliğine kavuşur.

Kadının Gücü Sektöre Yayılır

Aylin Başkan'ın liderliği, turizm sektöründeki tüm kadınlar için bir ilham kaynağı olur. Kadın istihdamı ve kadın girişimciliği teşvik edilir, sektördeki kadın profesyonellerin önü açılır ve turizm, cinsiyet eşitliğinin lideri haline gelir.

Birlikte Büyüme Kültürü Yerleşir

Kutuplaşmalar son bulur, diyalog ve iş birliği öne çıkar. TÜRSAB, tüm üyelerinin kendini değerli ve temsil edilmiş hissettiği, "biz" bilincinin hâkim olduğu güçlü bir aileye dönüşür.

Değişim İçin, Aylin Özsavaş

Son olarak mesajını sorduğumda;

“Kıymetli TÜRSAB üyeleri,

Artık değişim vakti. Sektörümüzün sesinin daha gür, daha güçlü ve daha nezih çıkması vakti. Gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha adil ve daha kazançlı bir turizm sektörü bırakma vakti.

Gelin, tarihi birlikte yazalım. Gelin, TÜRSAB'ın ilk kadın başkanını birlikte seçerek, Türk turizmine yeni, aydınlık ve gurur dolu bir sayfa aralayalım.” Dedi ve Gülümseyerek; “Liderliğin Yeniden Tanımı İçin, Aylin Özsavaş, TÜRSAB'ın Geleceği İçin, Aylin Özsavaş” sözleri oluyor.

yilmazparlar@yahoo.com

Özdağ- Edirne’den Türkiye’ye Çok Önemli Sesleniş-Yılmaz Parlar

    Prof. Dr. Ümit Özdağ’dan Devlet, Adalet ve Ekonomi Merkezli Çarpıcı Manifesto Prof. Dr. Ümit Özdağ, sadece bir siyasi parti genel başkan...