Adalar Mimoza Festivali
Adalar’da Baharın Simgesi Mimoza
Mimozaların Renklendirdiği Bahar, Adalar'da Festival Coşkusu Başladı
Festivaller, kentlerin kültürel dokusunu doğasını kimliğini koruyan, canlandıran, toplumsal dayanışmayı güçlendiren ve doğal mirasa sahip çıkma bilincini yeşerten en önemli buluşmalardır.
Doğal değerleri tanıtmanın, turizmi canlandırmanın ve yerel ekonomiyi güçlendirmenin en etkili yollarından biri olan festivaller, aynı zamanda toplumun ortak mirasına sahip çıkma bilincini de güçlendirir.
İstanbul’un en özel bölgelerinden Adalar’da düzenlenen Mimoza Festivali de bu anlayışla hayata geçirilerek, baharın simgesi mimozayı koruma ve gelecek nesillere aktarma hedefiyle kapılarını açtı.
Adalar'ın dört bir yanında eş zamanlı olarak hayat bulan Mimoza Festivali bu anlamda özel bir yere sahip.
Yalnızca baharın müjdecisi sarı çiçekleri kutlamakla kalmıyor; mimozanın zarif ama dirençli ruhundan ilham alarak doğayı koruma bilincini, kadın dayanışmasını ve kültürel mirasa sahip çıkma sorumluluğunu bir araya getiriyor.
İstanbul'un eşsiz adalarında bu yıl üçüncü kez düzenlenen festival, mimozanın bir çiçekten çok daha fazlası olduğunu, bir başlangıcı ve umudu temsil ettiğini hep birlikte hatırlamak için eşsiz bir fırsat sunuyor.
6-7-8 Mart tarihlerinde Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada'da eş zamanlı olarak kapılarını açan Mimoza Festivali, Adalar'ın sokaklarından, hafızasından ve rüzgarından ilham alan çok katmanlı bir deneyimle ziyaretçilerini ağırlıyor.
Sergilerden söyleşilere, müzik dinletilerinden sirk performanslarına kadar uzanan zengin içeriğiyle festival, baharı karşılamaktan öte bir anlam taşıyor: Adalar'ın İstanbul için neden vazgeçilmez olduğunu hatırlatıyor ve bu eşsiz bağın birlikte korunması gerektiğini fısıldıyor.
"Mimozayı Dalında Sevmek İstiyoruz"
Festivalin açılışı, Büyükada Anadolu Kulübü'nde düzenlenen basın toplantısıyla gerçekleşti.
Toplantıda konuşan Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, mimozanın Adalar için taşıdığı anlamı şu sözlerle ifade etti:
"Mart'ın ilk günlerinde, baharın eşiğinde, sarı mimozaların güneşi andıran ışıltısı altında bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Adalarımızın simgesi haline gelen mimoza; yalnızca bir ağaç değil, aynı zamanda umut demektir, dayanışma demektir, yeniden başlamak demektir."
Başkan Akpolat, festivalin asıl amacının mimozayı koruyup yaşatmak olduğunu vurgulayarak, "Biz mimozayı dalında görmek istiyoruz. Dalında sevmek istiyoruz. Hoyratça koparılmasını, ticari bir nesneye dönüşmesini değil; doğanın bir parçası olarak yaşamaya devam etmesini istiyoruz. Doğayı korumak hepimizin ortak sorumluluğudur" dedi.
Mimozaların Annesi'nden Çağrı
Festivalin fikir annesi ve "mimozaların annesi" olarak anılan Eva Kent, duygusal konuşmasında 9 yıl önce bahçesindeki mimoza ağacının talan edilmesiyle başlayan mücadelelerinin bugünlere nasıl geldiğini anlattı.
Aslen Alman olan ve 40 yıl önce eşine ve Büyükada'ya olan aşkıyla adaya yerleşen Kent, şöyle konuştu:
"Her şey 9 yıl önce bahçemdeki mimoza ağacının talan edilmesiyle başladı. O gün yükselen sesimiz zamanla büyüdü ve bugün burada, mimozalar için bir araya gelmemizi sağladı. Mimozalar dünyada yalnızca belirli iklimlerde yetişir. Adalarımız da bu nadir bölgelerden biri. Tıpkı Fransa'nın güneyindeki Tanneron gibi... Her yıl binlerce insan mimozaları görmek için Tanneron'u ziyaret ediyor. Peki, neden Büyükada da mimozalarıyla anılan bir yer olmasın?"
Anlamlı Fidan Dikimi ve Kadınlar Günü Vurgusu
Programın ardından Başkan Akpolat, Adalar Belediyesi Meclis Başkanvekili ve Festival Koordinatörü Aytül Ekşiyan, Eva Kent ve festivalin proje mimarlarından Aysel Sporel ile birlikte Burgazada'daki Madam Marta Koyu'na geçerek temsili mimoza fidanı dikimi gerçekleştirdi.
Burada konuşan Başkan Akpolat, koya ismini veren Madam Marta'yı anarak, "Madam Marta misafirperverliği ve iyilikleriyle tanınır. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü arifesinde O'nu saygıyla anıyoruz. Bu fidanları Madam Marta ile tüm emekçi kadınlar ve dünyada barış için dikiyoruz" ifadelerini kullandı.
Festivalin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kapsamasının özellikle istendiğini belirten Akpolat, "Çünkü mimoza; hem narinliği hem direnci simgeler. Tıpkı kadınlar gibi...
Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da festival organizasyonunun büyük kısmı kadınların emeğiyle hayata geçti" diyerek emek veren tüm kadınları selamladı.
Renkli Görüntüler ve Dopdolu Program
Açılış programı, Adalar Çocuk ve Gençlik Orkestrası Oda Müziği Toplulukları'nın mini dinletisiyle renklendi. Fidan dikiminin ardından etkinlikler, Burgazadası Kültür ve Kalkınma Derneği'nin ev sahipliğinde Ay' Nikola Çay Bahçesi'nde gerçekleştirilen Vidi Moreno müzik dinletisiyle devam etti.
Festival kapsamında dört adada eş zamanlı olarak bando yürüyüşleri, sirk performansları, AdaDans ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Zumba Ekibi'nin enerjik gösterileri düzenlendi.
Söyleşiler, konserler, çocuk ve yetişkin atölyeleri ile mimoza temalı ürünlerin yer aldığı stantlar festival ziyaretçilerinin ilgi odağı oldu.
"Adalar'a Yakışan, Doğayla Uyumlu Festivaller"
Başkan Akpolat, festivalleri yalnızca eğlence olarak görmediklerini belirterek, "Adalar'da yaşamak bir ayrıcalıktır. Bu ayrıcalık; doğaya sahip çıkmayı, kültürel mirası korumayı ve her alanda üretmeyi gerektirir. Biz de bu bilinçle çalışıyor, Adalar'a yakışan, doğayla uyumlu, katılımcı festivaller düzenlemeye devam ediyoruz" dedi.
Festivalin Adalar'daki sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte, ortak akılla ve gönül birliğiyle düzenlendiğini vurgulayan Akpolat, bu birlikteliğin festivalin en kıymetli tarafı olduğunu söyledi.
7 ve 8 Mart tarihlerinde de birbirinden keyifli etkinliklerle devam edecek olan Mimoza Festivali, baharın eşsiz atmosferini yaşamak isteyen tüm ziyaretçilerini adalara bekliyor.
yilmazparlar@yahoo.com
ADALAR MIMOSA FESTIVAL
Spring Colored By Mimosas, Festıval Excıtement Begıns In The Islands
Festivals are among the most important gatherings that revitalize the cultural fabric of cities, strengthen social solidarity, and nurture the consciousness of protecting natural heritage. The Mimosa Festival, coming to life simultaneously in four corners of the Princes' Islands, holds a special place in this regard.
It does not merely celebrate the yellow flowers that herald spring; inspired by the delicate yet resilient spirit of the mimosa, it brings together environmental awareness, women's solidarity, and the responsibility of protecting cultural heritage. Now in its third year on Istanbul's unique islands, the festival offers a unique opportunity to collectively remember that the mimosa is much more than a flower—it represents a beginning and hope.
Taking place on March 6-7-8 simultaneously on Büyükada, Heybeliada, Burgazada, and Kınalıada, the Mimosa Festival welcomes visitors with a multi-layered experience inspired by the Islands' streets, memory, and wind. With a rich program ranging from exhibitions to talks, musical performances to circus acts, the festival carries a meaning beyond welcoming spring: it reminds us why the Islands are indispensable for Istanbul and whispers that this unique bond must be protected together.
"We Want to Love the Mimosa on Its Branch"
The festival opening took place with a press conference held at the Büyükada Anatolia Club. Speaking at the meeting, Adalar Mayor Ali Ercan Akpolat expressed the significance of the mimosa for the Islands with these words:
"In the first days of March, on the threshold of spring, we experience the happiness of coming together under the sun-like glow of yellow mimosas. The mimosa, which has become the symbol of our Islands, is not just a tree; it means hope, it means solidarity, it means starting anew."
Mayor Akpolat emphasized that the main purpose of the festival is to protect and sustain the mimosa, stating, "We want to see the mimosa on its branch. We want to love it on its branch. We don't want it to be ruthlessly broken off or turned into a commercial object; we want it to continue living as part of nature. Protecting nature is our common responsibility."
Call from the 'Mother of Mimosas'
Eva Kent, the conceptual originator of the festival known as the "mother of mimosas," explained in her emotional speech how their struggle, which began 9 years ago with the plundering of the mimosa tree in her garden, has grown to what it is today. Kent, originally German, who settled on the island 40 years ago out of love for her husband and Büyükada, spoke as follows:
"Everything started 9 years ago with the plundering of the mimosa tree in my garden. Our voice, which rose that day, grew over time and brought us together here today for the mimosas. Mimosas grow only in certain climates in the world. Our Islands are one of these rare regions. Just like Tanneron in the south of France... Thousands of people visit Tanneron every year to see the mimosas. This interest greatly contributes to both tourism and the local economy. So why shouldn't Büyükada also be a place known for its mimosas?"
Meaningful Sapling Planting and Women's Day Emphasis
Following the program, Mayor Akpolat, along with Adalar Municipal Assembly Deputy Chair and Festival Coordinator Aytül Ekşiyan, Eva Kent, and one of the festival's project architects Aysel Sporel, went to Madam Marta Cove on Burgazada and planted a symbolic mimosa sapling. Speaking here, Mayor Akpolat commemorated Madam Marta, after whom the cove is named, saying, "Madam Marta is known for her hospitality and kindness. We respectfully remember her on the eve of March 8, International Women's Day. We are planting these saplings for Madam Marta, for all working women, and for peace in the world."
Stating that it was specifically intended for the festival to encompass March 8, International Women's Day, Akpolat said, "Because the mimosa symbolizes both delicacy and resilience. Just like women... As was the case last year, a large part of this year's festival organization came to life through the labor of women," saluting all the women who contributed.
Colorful Moments and a Full Program
The opening program was enlivened by a mini recital from the Islands Children and Youth Orchestra Chamber Music Groups. After the sapling planting, the events continued with a Vidi Moreno musical performance hosted by the Burgazada Culture and Development Association at Ay' Nikola Tea Garden.
Within the festival scope, brass band marches, circus performances, energetic shows by AdaDans and the Istanbul Metropolitan Municipality Sports Zumba Team took place simultaneously on the four islands. Talks, concerts, workshops for children and adults, and stalls featuring mimosa-themed products became focal points of interest for festival visitors.
"Festivals Worthy of the Islands, in Harmony with Nature"
Mayor Akpolat, stating that they do not view festivals merely as entertainment, said, "Living in the Islands is a privilege. This privilege requires protecting nature, preserving cultural heritage, and producing in every field. We work with this consciousness and continue to organize participatory festivals worthy of the Islands, in harmony with nature."
Emphasizing that the festival is organized together with non-governmental organizations on the Islands, with collective wisdom and unity of hearts, Akpolat stated that this togetherness is the most valuable aspect of the festival.
The Mimosa Festival, which will continue with various enjoyable events on March 7th and 8th, invites all visitors who wish to experience the unique atmosphere of spring to the islands.
yilmazparlar@yahoo.com
.jpeg)
.jpg)
.jpg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpg)